, 20 Haziran 2018
Sizler benim kabul olunmuş dualarımsınız

Ali Ulvi Kurucu

10177

Sizler benim kabul olunmuş dualarımsınız

Üstad Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi’nin hatıralarını içeren Hatıralar serisinin 4. kitabı uzun bir bekleyişten sonra yayınlandı. Mehmet Emin Başalp yazdı..

İlgili Yazılar
Mehmed Akif Ersoy Hangi Tefsiri Neden Beğenmedi
Mehmed Akif Ersoy Hangi Tefsiri Neden Beğenmedi?

Mehmet Akif Ersoy, Hasan Basri Çantay’ın gözden geçirip incelemesi için kendisine getirdiği hangi tefsiri neden beğenmedi? Yaşar Yeşil, Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarından yola çıkarak yazdı.
21/07/2017 11:11
1 talebe için 40 münafığın kahrını çekebilirim
1 talebe için 40 münafığın kahrını çekebilirim!

Dünyabizim olarak Ömer Ziya Belviranlı'yı ziyaret ettik ve kendisiyle ailesinden başlamak üzere, Konya yılları, Yüksek İslam Enstitüsü, Yeniden Milli Mücadele hareketi, ANAP ve Marifet Yayınları'na kadar pek çok konuda uzun bir sohbet gerçekleştirdik.
24/03/2016 10:10
Anneannemden dinlemiştim A Ulvi Kurucu yu
Anneannemden dinlemiştim A. Ulvi Kurucu’yu

Tuğçe Kaman, üstad Ali Ulvi Kurucu’yu ve onu kendisine şevkle anlatan anneannesinin söylediklerini aktarıyor..
24/01/2013 08:08
İhvan-ı Müslimin dört esas üzerine kurulmuş
İhvan-ı Müslimin dört esas üzerine kurulmuş

Üstad Ali Ulvi Kurucu, kitabının 50 sayfasını Hasan el-Benna ile anekdotlarına ayırmıştı; kişiliği, irşad ve terbiye metodu, Ihvan’ın yolu, hilafet ve İslam dünyasının vaziyeti gibi konular hakkında çarpıcı bilgiler içeriyordu.
12/07/2013 16:04
Din sıcaklardan kuvvetlidir
Din sıcaklardan kuvvetlidir!

Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarından bir bölümü alıntılıyoruz. Şu sıcak günlerde soğuk su ferahlığında bir bölüm.
15/08/2010 11:11
Efendimizin emrettiği 9 haslet
Efendimizin emrettiği 9 haslet

Merhum Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarını anlattığı muhteşem kitaptan vefatının sene i devriyesinde bir alıntıyı tekrar sunuyoruz.
03/02/2010 01:01

M.Ertuğrul Düzdağ Beyefendi’nin hazırladığı ve üstad Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi’nin hatıralarını içeren Hatıralar serisinin 4. kitabı uzun bir bekleyişten sonra yayınlandı. Ertuğrul Bey’in kitabın önsözünde de belirttiği gibi ilk üç cildinin tadını alan okuyucu, yeni cildinin ne zaman çıkacağını ısrarla soruyor ve merakla bekliyordu. Ertuğrul Düzdağ Bey serinin beşinci ve son cildinin de çıkacağını fakat iki yıl kadar daha sabredilmesi gerektiğinin müjdesini veriyor lakin bu doyumsuz hatıraları bu kadar süre beklemek gerçekten zor.

Bu eserde de üstad Ali Ulvi Kurucu’nun dostları ile ilgili hatıraları, ziyaretleri ile tanıdığı âlim, şair ve mütefekkirlerden son derece ibretli hatıralar yer alıyor. Fakat bu cildi diğerlerinden ayıran önemli birer özellik olarak Üstad’ın şiire nasıl başladığı, şiir ve aruz sevgisi ve kitapta bir hayli bahsi geçen Akif sevgisi son derece duygulu şekilde anlatılıyor.

Üstad Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi, mücessem bir Osmanlı. Osmanlı her ne kadar resmiyette sona erse de o dönemde yetişmiş, o ruhu almış kişiler ile Osmanlı varlığı şahıslar üzerinden uzun yıllar devam etti. İşte şiiri ile, edebiyatı ile, musiki zevki ile, edeb ve ahlakı ile bu kültürü yaşamış ve bu günlere taşımış sarsılmaz, yılmaz ve hep ümitvar olmuş örnek insan, dava adamı Ali Ulvi Kurucu üstadın hatıraları o nedenle çok önemli olup mutlaka bütün ciltleri ile tekrar tekrar okunmalı.

Kitap, Kurucu'nun yakın dostu, Gümüş Tül ve Alevler adlı şiir kitabını yayına hazırlayan ve yayınlatan Ali Kemal Belviranlı Bey ile olan hatıralar ile başlıyor ve sizi o günlere, o duygu yoğunluğuna götürüyor.

Aynı davadayız, aynı gayedeyiz, aynı yoldayız”

Üstad, Konya’dan çocukluk arkadaşı olup 1949 yılında hac için kutlu topraklara gelen Ali Kemal Belviranlı ile Mina’da konuşurken kendi ifadesi ile hayatında bir inkılaba vesile oluyor bu karşılaşma. Ali Kemal Bey'in “eğer biz gençliğe bir dergi çıkarmazsak, bu yolda atılacak adımı atmazsak; Allah bize, şu geldiğimiz haccı sorduğu gibi onu da soracak. Bu vazifemizi yapmazsak, ilahi mes’uliyetten kurtulamayız” önerisi ile Üstad, “Doktor, çıkaracağın dergiye inşallah ben de elimden geldiği kadar yazılar yazacağım” diyerek şiir ve yazı hayatına adım atıyor. Ali Kemal Belviranlı Bey’in çıkardığı İslam’ın Nuru adlı dergide Üstad’ın şiirleri çıkmaya başlıyor ki Üstad o zamana kadar kitapta da ifade edildiği üzere herhangi bir yazı yazmamıştır, bu sebeple bu karşılaşma çok hayırlı bir işe vesile oluyor. Nitekim İslam’ın Nuru dergisinin ilk sayısında yayınlanan “Türk Gençliğine” şiiri de ilk şiiri olmuştur.

Üstad, Ali Kemal Belviranlı Bey ile konuşurken yıllar önce Mısır’da er-Rafii’nin “Alevler İçinde Fakat Yanmıyor” başlıklı, gençlerin geleceğine yönelik duygulu makalesini okuduktan sonra çok etkilenip, böyle imanlı gençler acaba ülkemde yetişecek mi diye ağlayarak vecd halinde dua ve niyazda bulunduğunu anlatarak devam edip, “doktor benim bu duam kabul olunacak inşallah” diyor. Bu temenni bize aynı zamanda üstadın ne kadar ümitvar bir insan olduğunu yeniden hatırlatıyor.

Bu iki dost o gün Mina’da, o mübarek beldede “Aynı davadayız, aynı gayedeyiz, aynı yoldayız” diyerek ağlaşıyorlar ve birbirlerine söz veriyorlar. Bu hatıraları ve konuşmaları okurken sizlerin de tüylerinizin ürpereceğine ve o satırları gözyaşları içerisinde okuyacağınıza eminim.

Kitapta önemli bahislerden biri de Celal Hoca (Ökten) ile ilgili olan hatıralar... Bu kısmın da ibretle okunacağı şüphesiz... O günlerde yaşını başını almış, hastalıklarla ve imkansızlıklarla boğuşan hocanın gayretlerinin bugünlere nasıl yansıdığına hayret ediyor ve hocanın gençlik için ne kadar da önemli bir davaya (imam hatip okullarının açılması) hizmet ettiğini ve vesile olduğunu yeniden idrak ediyoruz.

Kitabın içinde ülkemize, gençliğe, Müslümanlara büyük hizmetleri dokunmuş çok kimse ile ilgili hatıralar var fakat hepsini burada ifade etmek mümkün değil.

Gençlerin de dualarında üstadı unutmaması gerekiyor

Ayrıca kitapta musıki ile, kıraat ile, bolca şiir ve aruz ile düşüncelerin yer aldığını da göz önüne alırsaki hatıraları okuyan kimsenin mutlaka üstadın Gümüş Tül ve Alevler adlı şiir kitabını da okuması faydalı ve tamamlayıcı olacaktır.

Kitabın sonlarında yer alan ve en etkileyici kısım ise, üstadın bizi dualarında unutmaması, ümmeti unutmaması.... Sohbetlerine “kardeşlerim, sizler benim kabul edilmiş dualarım, gerçekleşmiş rüyalarımsınız. Sizin için elli senedir, Ravza-i Tahire’de dua ediyorum” diye başladığını ifade ettiği kısmı son derece etkileyici... Her daim üstadın duasında bulunan gençlerin de, dualarında üstadı unutmaması gerekiyor. İşte bu kitap bu yönden çok önemli.

İçinde Medine-i Münevvere rayihası hissedilen bu kitap, okundukça, kütüphanelerde bulundukça, o kokuyu hissettirmeye devam edecek ve belki nice şuurlu ve imanlı gençliğin yetişmesine de vesile olacak. Ülkemizde imanlı bir gençliğin yetişiyor olmasında, kabul olunmuş duaların payının olduğunu unutmayalım. Gayret edenleri, emek verenleri hep hatırlayalım, hayırla yad edelim. Merhum üstad Ali Ulvi Kurucu ve hatıralarında geçen ebediyete irtihal etmiş bütün muhterem zatların ruhu şad, mekanları cennet olsun.

 

Mehmet Emin Başalp yazdı





Yorum
Teşekkür
Emine Ateş
Allah razı olsun. Çok güzel bir yazı. Cemil Meriç' in Işık Doğudan Gelir kitabındaki anlatımı kadar güzel bir uslupla çok önemli bir değerimizi anlatmış, tanıtmışsınız.
04/02/2017, 06:35

İlgili Konular