, 21 Ağustos 2017
Bir Yazarın Sesine Eklemlenen Dokuz Farklı Ses Parçalar

Ferit Edgü

707

Bir Yazarın Sesine Eklemlenen Dokuz Farklı Ses: Parçalar

''Parçalar'', Ferit Edgü’nün 'Çığlık’ında yer alan toplam dokuz öykünün farklı kalemler tarafından yorumlanmasından oluşuyor. Kitapta Ferit Edgü'nün devamı niteliğinde olan anlatımların dışında kendi üslubunu ön plana çıkaran yazarlar da var. Salih Ağbalık yazdı.

İlgili Yazılar
Aynanın Pencerenin Yolun Gördüğü Küller ve Uçurumlar
Aynanın, Pencerenin, Yolun Gördüğü: Küller ve Uçurumlar

'Küller ve Uçurumlar' odalardan, aynalardan, pencereden, seslerden, perdelerden, ışıltılı şehirden ve gitmek fiilinden oluşan bir kitap. Tasvir ve ayrıntılarla büyüyen, imgelerle genişleyen, rüyalarla uzam değiştiren, devingen hatta büyülü gerçekliğe de çok az göz kırpan bir dünyası var Necip Tosun’un... Gülhan Tuba Çelik yazdı.
21/06/2017 08:08
Bir 28 Şubat Romanı Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı
Bir 28 Şubat Romanı: Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı

Güray Süngü, dili, üslubu, konuları bakımından nevi şahsına münhasır bir kalem. Süngü’nün ''Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı'' romanını Recep Şükrü Güngör yazdı.
05/06/2017 08:08
Postmodern ve Kederli İnsanın Acayip Kısa Tarihi
Postmodern ve Kederli: İnsanın Acayip Kısa Tarihi

Güray Süngü'nün ''İnsanın Acayip Kısa Tarihi'', alışkanlıklarımızı, düz mantığımızı, hayata bakışımızı, yaşanılanları yorumlayışımızı bir süreliğine rafa kaldırmamızı isteyen bir roman. 'Bir de bu açıdan bak' diyen bir roman... Hatice Ebrar Akbulut yazdı.
23/05/2017 12:12
Öyküye Yeni Başlayanlar İçin Yol Haritası
Öyküye Yeni Başlayanlar İçin Yol Haritası

Emanet Hikâyeler’de, her biri öykücülüğümüzün önemli isimlerinden olan Kemal Tahir, Ömer Seyfettin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Kemal, Sait Faik, Oğuz Atay, Hulki Aktunç, Adalet Ağaoğlu, Bilge Karasu, Ferit Edgü, Rasim Özdenören, Mustafa Kutlu ve Selim İleri’den emanet aldığı hikâyeleri, Necip Tosun kendi yorumu, üslubu ve bakış açısıyla yeniden yazıyor. Recep Şükrü Güngör yazdı.
04/05/2017 10:10
Okurun beklentisine cevap veren bir öykücü
Okurun beklentisine cevap veren bir öykücü

İlk kitabıyla kurgu zekâsını gözler önüne seren Aykut Ertuğrul, ikinci kitabı olan 'Mümkün Öykülerin En İyisi'nde de özellikle bazı öykülerinde ‘kurgulamaktaki becerisini’ konuşturmuş. Veysel Altuntaş yazdı..
07/09/2014 12:12
Tahkiyeli metinlerden öykü yapımına
Tahkiyeli metinlerden öykü yapımına

Doğukan İşler, 'Öykü Yapım Çalışmaları' kitabında öyküyü bir oyun olarak görüyor ve metinlerini bu şekilde kurguluyor. Ercan Köksal yazdı..
01/06/2014 08:08

Bir atın toynaklarıydı toprağımıza değen, geçti gitti yanı başımızdan. Söylenmesi gerektiğini düşündüğü sözcükler için duraksar gibi oldu bir an. Sayısızca kez baktı yüzümüze, gökyüzüne sayısızca kez baktı. Kızıldı gökyüzü. Düşündü ki söyleyecekleri bu çağa ait olmayacaktı hiçbir zaman. Ne söyleyebilirdi ki zaten? Söyleyeceği hiçbir sözcüğün zihinlerde bir karşılığı olmayacaktı artık ve sürdü atını sonsuzluğa. Sözcüklere dönüşmemiş bir girizgâh bıraktı sonsuz bir merakla bekleyenlerine. Kâğıt üzerinde ağırlıktı girizgâhının gizi. Ve şöyle dedi: “Bu bölümde yer alan metinlerin tümü, ileride yazmayı tasarladığım öykülerin taslakları olarak kaleme alınmıştı. Bunları, yakın bir gelecekte, ‘öyküleştiremeyeceğimi’ gördüm. Uzak bir geleceğe de güvenim olmadığından, oldukları gibi yayımlama yolunu seçtim. Dileyen okur-yazar, bu parçalardan yola çıkarak, bir öykü, bir roman ya da bir oyun yazabilir. Böylesi bir durumda ‘herhangi bir hak iddia etmeyeceğimi’ şimdiden belirtirim.”

Ferit Edgü, Çığlık isimli öykü kitabında yarım bırakılmış “Parçalar”ı miras bırakıyor bizlere. Bu “Parçalar”ın bileşenlerini bir araya getirmeye ne dersiniz?

Parçalar’ı tamamlamak

Her yazınsal metinde biraz da kendimizi ararız ve nihayetinde o yazınsal metnin merkezi-öznesi biz okuyucularızdır. Hikâyenin yaratıcısı da bundan dolayı bu bilinçle yazar, çünkü hiç bir yazarın yaşamöyküsü yoktur. Onların yaşamöyküsünü okuyucudan dinlemek daha objektif sonuçlar elde etmemizi sağlayacaktır. Zira yazar, yapıtlarıyla yaşamöyküsünü okuyucuya aktarır. Örneğin Albert Camus’nun yaşamöyküsünü Meursault karakterinden yola çıkarak öğreniriz veya Dostoyevski’nin yaşamöyküsünü Raskolnikov karakterinden tahmin edebiliriz. Bu hep böyle olmuştur. Okur, zihninde yapıta bağlı kalarak yazardan bağımsız bir yaşamöyküsü oluşturur çünkü. Yapıtlardan yola çıkarak yazarın yaşamöyküsüne yöneldik sürekli. Pekâlâ; bir romanın, bir şiirin, hikâyenin yaşamöyküsünü hiç düşündük mü? Ferit Edgü, bizlerden biraz da yapıtların yaşamöyküsüne yönelmemizi istiyor ve bizlere yarım bıraktığı Parçalar’ı tamamlamamızı istiyor. Bir ilk örnek niteliğinde olan bu mirasa varis olmaya davet ediyor Ferit Edgü her “okur-yazar"ı.

Dedalus Kitap tarafından okur karşısına çıkan Parçalar, Ferit Edgü’nün Çığlık’ında yer alan toplam dokuz öykünün farklı kalemler tarafından yorumlanmasından oluşuyor. Dedalus’un editörlerinden Baran Güzel, sıkı bir Edgü okuru, aynı zamanda yarım bırakılmış Parçalar’ın ilk varisi ve ilk paydaşı. Parçalar’ı oluşturan diğer yazarlar ise; Okan Çil, Kerem Işık, Bahadır Cüneyt Yalçın, Hakan Bıçakçı, Pelin Buzluk, Emirhan Burak Aydın, Sedat Demir, Melida Tüzünoğlu ve Mevsim Yenice.

Kendi üslubunu ön plana çıkaran yazarlar da var

İlk hikâye olan “Balkonda” Okan Çil tarafından farklı bir eksik parçaya dönüşüyor ve hikâyenin seyrini değiştiren üslubuyla yazar okuru, ustaca bir girdabın içerisine sürüklüyor. Zaten kendisi de bir söyleşide “amacım bütüne ulaşmak değil, eksik kalana bir eksik daha eklemekten ibaretti” diyor. Öte yandan Kerem Işık, “Beklenmeyen Konuk” isimli öyküde Ferit Edgü’nün yarım bıraktığı parçayı bir puzzle’ın parçası gibi yerine yerleştirmeyi başaran yazarlardan. Hikâyeyi okudukça bütünsellikte herhangi bir aksama olmadığı için ikinci bir anlatıcı hissine kapılmadan Ferit Edgü üslubunu fark ediyorsunuz. “Yazar ve Yazman” isimli öyküde ise; Bahadır Cüneyt Yalçın, bir yazarın, yazman olarak yanında çalıştırdığı kişiye olan kıskançlığını konu alıyor. Ferit Edgü’nün bu hikâyesinde gidişata dair pek bir ipucu olmamasına rağmen, Bahadır Cüneyt Yalçın çok ince dokunuşlarla bir ressam gibi çalışarak Edgü’nün izini sürdürüyor.

Ferit Edgü'nün devamı niteliğinde olan anlatımların dışında kendi üslubunu ön plana çıkaran yazarlar da var. Örneğin Pelin Buzluk, “Teyzemin Sonu” isimli öyküde kanserli bir kadının son anlarını anlatırken, kendi üslubu aşikâr bir şekilde fark ediliyor. Melida Tüzünoğlu ise, “Gelişigüzel Bir Konuşma” isimli hikâyede şiirsel bir üslup kullanmış ve hikâyeye bambaşka bir renk katmış. Kitaptan alıntılayacağım şu bölümden Parçalar’ın ne’liğinin çeşitliliği fark edilecektir:

Prizlere tak fişlerini, çalıştır tüm makinelerini.

Çek ne varsa aramızda. Havadan, sudan ve karadan.

Denize doldur hortumları ve suyu çek önce.

Görelim bütün kanatları ve helyumlu uçakları.

Ve gücün kaldıysa kollarında, karaya sür hortumları.

Çek bütün bina temellerini ve aya basan koca ayakları.

Yıkılsın tek tek duvarlar, inşaat dozerleri ve havada özgürce koşuşan çok hücreli canlılar.”

Ferit Edgü’nün parçaları tamamlandı mı bilinmez, fakat tamamlamak isteyen “yazar-okur”u Parçalar’a davet edelim istedim. Okunmaya değer çünkü, okuyun ve okutun vesselam.

Parçalar, haz. Baran Güzel, Dedalus Kitap

 

Salih Ağbalık






İlgili Konular