, 22 Haziran 2018
Akıllı telefonların tarihçesinde onun adı var

7807

Akıllı telefonların tarihçesinde onun adı var

Akıllı telefon tarihçesine adını yazdırdı Müslüman bilim adamı Bediuzzaman Ebu'l İzz İsmail bin Rezzaz el-Cezeri... Cihad Meriç yazdı..

İlgili Yazılar
Hz Nuh makamı Kırmızı Medrese hep orda
Hz Nuh makamı, Kırmızı Medrese hep orda!

İnsanlığın ikinci babası Hazreti Nuh makamı Cizre’den mektup yollamış Cihad Meriç..
02/07/2012 14:02
Cizre güzel bir sempozyuma evsahipliği yaptı
Cizre, güzel bir sempozyuma evsahipliği yaptı

Ebu'l İzz El Cezeri ve Melaye Ciziri de Uluslararası Cizre Sempozyumu’nda konuşulan âlimler arasındaydı..
16/04/2012 12:12
İstanbul'da Bir Cezeri Müzesi Neden Olmasın video
İstanbul'da Bir Cezeri Müzesi... Neden Olmasın? (video)

Matematikçi, makine mühendisi ve mucit Cezeri'nin icatları, bir sergiyle gün yüzüne çıkmaya hazırlanıyor. Sorumluluğunu Durmuş Çalışkan'ın üstlendiği proje kapsamında bir atölye oluşturuldu ve Cezeri'nin buluşları hayata geçirildi. Yurt içi ve yurtdışında sergilenmesi hedeflenen icatların, İstanbul'da kurulacak bir müzede muhafaza edeilmesi planlanıyor.
25/04/2016 11:11
İsmail Ebu'l İz Cezeri Mekanik biliminin aklı
İsmail Ebu'l İz Cezeri: Mekanik biliminin aklı!

İsmail Ebu'l İz Cezeri, bilim ve teknik tarihimizi yeniden okumamızı ve yazmamızı sağlayacak kadar güçlü bir birikim bırakmıştır. Cezeri ve onun gibi bilim ve teknik gelişimine katkı yapmış kişilerin bıraktığı miras geleceği imar etmede bize kılavuz olmalıdır. Cihad Meriç yazdı.
24/06/2014 16:04

Bismillah. Bilim, teknik ile besmelenin bir arada olduğu yazı birileri için hâlâ akademik olmaktan uzak. Bilim ve besmeleyi birlikte belki bir ilahiyatçı yazarsa otoriteler kabul edebilir; fakat bir bilim insanı bu şekilde yazıya giriş yapamaz. Böyle bir yazılı kural yok; fakat bir şekilde derinden hepimize öğretmişler.

12.yy dahisi mühendis Ebu'l İz Cezeri'nin, kitabının mukaddimesine bismillah ile başladığını, hamd, salat ve selam ile devam ettiğini büyüklerimiz bize öğretmedi. Ebu'l İz Cezeri, akıllı telefon tarihçesinde yer alan bir kaç Müslüman bilim adamından biri ve o listeye Türk bayrağının konulmasına vesile olan tek kişi. Akıllı telefonun teknolojik gelişimi tablosunda Türkiye'den bir Ebu'l İz Cezeri var; fakat biz maalesef onu yeterince tanımıyoruz. Al Jazari listede Müslüman bilim adamı olarak ümmeti temsil ediyor. Dilimiz döndüğünce kendimize model aldığımız bu değerli Müslüman bilim ve teknik adamını tanıtıyoruz.

İyiliğe ve ülkesine liderlik yapan salih yönetici

Bilim tarihi konusunda tüm dalları dikkate alarak derinlikli araştırmalara ihtiyacımız var. Yavuz Unat Bey'le yapılan röportaj bu anlamda ufuk açıcı. Yavuz Bey, Cezeri'nin "El-Câmi' Beyne'l-'İlm Ve'l-'Amel En-Nâfi' Fî Eş-Şınaâ'ti'l-Hiyel" kitabının çevirisini yapan üç isimden biri. Kitabın içindeki teknik konular daha çok mühendisleri yani teknik adamları ilgilendirebilir; fakat kitabın mukaddimesi tıpkı İbn Haldun'un mukaddimesi gibi değerli, işini/ mesleğini Müslümanca yani aklı selim olarak yapmak isteyen herkesi ilgilendiriyor.

Tarihin derinliklerinden seslenen, Müslüman bilim adamının duruşunu ortaya koyan, akıllı makine mucidi Ebu'l İz Cezeri'nin kitabının mukaddimesi bize pek çok şey söylüyor. Besmele, hamd, salavat, şükürle mukaddimesine başlıyor. Kendinden önceki bilim insanlarını incelediğini ve uygulamalar yaparak kitaplardan öğrenme düzeyinden gözlem düzeyine ilerlediğini söylüyor. Burada eğitim, özellikle de mesleki eğitim ile ilgili can alıcı noktanın altını çiziyor. Kitaplardan, öğrenme düzeyinden uygulama düzeyine geçişin sırrını veriyor.

"Bazı eski ve yeni bilim adamlarının bu konuya ilişkin görüşlerini öğrendim." derken araştırmanın en önemli unsuru kaynak taramasının altını çiziyor.

"Dönemin hükümdarları ve filozofları benimle ilgilendiler." diyerek, bir bilim insanının çalışmasında ve kendini geliştirmesinde bulunduğu ülkenin âlimlerinin ve yöneticilerinin ne kadar etkili olduğunu bize anlatıyor.

O'nu anlayan Diyarbekir Artuklu Sultanı El Salih Nasirüddin Ebu'l Feth Mahmud bin Muhammed bin Karaaslan bin Davud bin Artuk olmasa, ona gerekli imkanı tanımasa bugün el Cezeri'den bahsediyor olmayacaktık. Bir çok değeri bilinmemiş kabiliyetli insan gibi tarihin tozlu sayfalarında kaybolacaktı.

Artuklu Sultanı hakkında "Keskin zekasıyla kontrol altına alamadığı yönetim inceliklerinden bir incelik, üstün gayretiyle anlamadığı öğrenim sırlarından bir sır yoktur. İlgisinin inceliği nedeniyle, onun öngörüşünü almaksızın hiçbir aracımı kesinlikle inşa etmeye başlamadım. O, düşüncesinin inceliği ve aklı ile bütünleşmiştir." Kitabı yazmasını öneren ve eserlerinin yüz yıllara meydan okumasını sağlayan da bu iyiliğe ve ülkesine liderlik yapan salih yöneticidir. Anadolu'nun mayası ilmi destekleyen, yeri geldiğinde üreten bu değerli yönetici ve ticaret ehliyle tutmuştur; bugün bile ayakta duran o günün medreseleri, bedestenleri, kısacası külliyeleri bunun en iyi kanıtıdır.

Derdimize şifa olacak kendi mesleki eğitim şarkımız

"Hikmet sahibi kimseler, herkesin, doğuştan getirdiği yeteneği ölçüsünde başarıya ulaşabileceğini bilirler." Eğitimin amacı da bu değil mi? İnsanın içindeki cevheri ortaya çıkarmak. Ahlaki ve mesleki anlamda talibin kendini gerçekleştirmesini sağlamak.

Bizim eğitim araştırmacılarımız genelde mesleki eğitimi Parson ile, genel eğitimi de Batılı bilginler ile başlatır. 12. ve 13. yüzyıla veya daha eskiye bakmak akıllarına gelmez veya akıllarına gelir de bunu söylemeleri pek akademik değildir; çünkü karşılarına çıkan adamlar söze besmele ile başlamaktadır. Ne Cezeri'nin ne Ahi Evran'ın mesleki ve teknik eğitim alanında sesleri duyulur. Onların sesleri olmadan derdimize şifa olacak kendi mesleki eğitim şarkımızı söyleyemeyeceğiz.

Kendi değerlerimizden beslenmeyen hiç bir anlayış ve bakış açısı kaliteli ürün vermeyecektir. Tohum yerli olmalı veya bu topraklarda yerli olan bir değere aşı yapılmalıdır. Bu toprakların kaliteli ve bölge şartlarına dayanıklı fidanları ancak böyle yetişir. Kendi coğrafya şartlarımıza uymayan tohumlardan çıkan mahsullerin hali bellidir, ya kurur, ya meyve vermez, ya da verdiği meyveyi bu coğrafyanın insanı yiyemez! Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'de "O'nu bitki gibi yetiştirdi." tabiri önemlidir, başlı başına bir yazı konusudur. Bizim Cezeri, Ahi Evran, ahilik, mesleki eğitim, külliye, şehir, imaret sistemi, vakıf derken hedefimiz geçmişe takılıp kalmak değil, geleceği bu değerlerimizin aşısıyla imar etmektir. Değerlerimizle aşılanmış yeni bir "umran" anlayışıyla yüzyılı şekillendirecek "adam"ların yetişmesine vesile olmak temennimizdir.

Rabbimiz işlerimize adıyla başlamayı nasip eylesin ve amellerimizi hayra vesile kılsın. Amin.



Cihad Meriç yazdı






İlgili Konular