, 17 Ekim 2017
Klasik Kemençe Emin Ellerde Murat Yerden ve Kemençe Atölyesi

Murat Yerden

1571

Klasik Kemençe Emin Ellerde: Murat Yerden ve Kemençe Atölyesi

Türk musikisinin en eski sazları arasında yer alıyor klasik kemençe. Bugün sayılı usta tarafından yapılan sazın en önemli luthiyelerinden biri de Murat Yerden. Kadıköy’de bulunan atölyesine konuk olduğumuz Yerden ile klasik kemençeyi ve tesadüfen dinlediği bu saz ile başlayan ustalık yolculuğunu konuştuk.

Adını Farsça ‘yay’ anlamındaki keman kelimesinden alan kemençe, Bizans, Arap, İran ve Türk musikisinde asırlar boyu en önemli sazlar arasında yer aldı. 15. yüzyıldan sonra önemi azalsa da 18. yy sonlarına kadar Osmanlı müziğinin tek yaylı sazı olmayı sürdürdü. Laz kemençesi Karadeniz horonları ile, klasik kemençe ise 19. yüzyıl ortalarında girdiği fasıl toplulukları ve Tanburi Cemil Bey'in vasıtası ile günümüze ulaştı. 

Türkiye'de bugün sayılı usta tarafından üretilen klasik kemençenin en tanınmış luthiyelerinden biri de Murat Yerden. İletişim fakültesi mezunu olan Yerden, bir süre eğitim gördüğü bu alanda çalışsa da aldığı keskin bir kararla bambaşka bir yol çizmiş hayatına. Rock müzikle ilgilendiği üniversite yıllarında tesadüfen dinlediği enstrüman, neredeyse hayatının tüm akışını değiştirmiş: “İlk duyduğumda büyülenmiş gibi oldum, ‘bu nasıl bir saz Allahım’ dedim. Sabaha kadar dinledim. Ertesi gün ilk işim o sazın ne olduğunu bulmakla geçti. Bir kaset kaydı vardı, üstünde ne isim ne başka bir şey. Sonra klasik kemençe olduğunu öğrendim. Bulduğumda gördüğüm şey o ilk duyduğumki kadar güzeldi. Çok güzel bulmuştum, inanılmaz estetik… Ve o sesi hayal ettiğim bir formda bulmuştum.

2008 yılında Ankara İletişim Fakültesi’nden mezun oldum, daha sonra da klasik hikaye, bir işte çalışmaya başladım. Başlangıç en zor olan. Küçük işlerde az paraya başlarsın. Ama ben içinde bulunduğum durumun tadını sevmedim. O kolektif çalışma ortamı, patron, ‘nerdesin’ falan, kılık kıyafet... Öyle bir adam değilmişim, onu anladım. O dünyanın dışına çıkmam gerekiyordu; kemençe bir bahane oldu, kaçış oldu.”

Klasik kemençenin icrası diğerlerine göre epey farklı 

Çalmaya başladığı ilk kemençenin yeterli kalitede olmadığını anlaması 1 yılını alır Murat Yerden'in. Kendi kemençesini yapmaya karar verince de işi öğrenebileceği bir usta aramaya koyulur. Ona bu kapıyı açan isim İse İstanbul Radyosu sanatçılarından kemençe ustası Fikret Karakaya'dır. 25 yaşında çırak olarak girdiği ustasının yanında çay taşıyıp yer süpürerek başlar işe: “Çok zor ve ilkel bir saz. Yekpare bir ağaç, içini oyuyorsun, üstüne bir kapak geliyor ve tellerin baskısıyla ayakta kalan bir iş. Bu ilkellik beraberinde birçok zorluk getiriyor ki bunların hepsini kabul ettim.

Bizim sazımızın, klasik kemençenin icrası diğerlerine göre epey farklı. Diğer sazlarda telin üstüne basarsınız, kemençede tırnakla tele dokunuyorsunuz. Ses tırnak ve tel arasındaki kontaktan çıkıyor.”

ABD’den Fransa’ya, Kore’den Brezilya’ya

Yerden, klasik kemençenin son yıllarda farklı müzik türlerinde kullanıldığını belirtip, bu durumun sazın yeniden popüler olmasında önemli rol oynadığına dikkat çekiyor. Ünlü kontrbas sanatçısı Renaud Garcia ile klasik kemençe sanatçısı Derya Türkan'ın bir caz projesinde bir araya gelebilmesi bunun en somut örneklerinden biri.

Yerden'in Kadıköy’deki atölyesinden çıkan klasik kemençeler de Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Almanya, Yunanistan, Kore ve hatta Brezilya gibi birçok ülkede çalınıyor. 

Bugün 34 yaşında olan Murat Yerden, 25 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini 9 yıldır ilk günkü heyecan ve aşkla yapmaya devam ediyor: “Çok seviyorum kemençeyi. Hani mesela kanun ya da ud yapmak istemezdim, öyle bir cazibesi yok onların. Benim aşkım kemençeymiş, ben buldum sazımı, bunu yapıyorum.”

 

Önder Hanelçi






İlgili Konular