, 21 Ağustos 2017
Kapalıçarşı dan Kraliçenin Sarayına Nick Merdenyan ve Hoşgörü Yaprakları

Nick Merdenyan

1252

Kapalıçarşı’dan Kraliçenin Sarayına: Nick Merdenyan ve Hoşgörü Yaprakları

Nick Merdenyan, Kapalıçarşı’da yarım asırdır farklı dinlerin sevgi, barış ve hoşgörü mesajlarını yapraklara işliyor. O yapraklar bugün dünyanın farklı birçok noktasında sergileniyor. Ünü kıtaları aşan Nick Usta'nın; devlet adamları, bürokrat ve kraliçeleri ağırladığı dükkanına bu kez bizler konuk olduk ve 'hoşgörü yapraklarının' hikayesini kendisinden dinledik.

Henüz 10 yaşında çırak olarak girdiği tarihi Kapalıçarşı’nın en eski ve tanınan esnaflarından biri Nick Merdenyan. Ancak onun tanınırlığı tarihi çarşıyı, şehri, hatta ülke sınırlarını epeyce aşmış durumda. İç Bedesten'de, yarım asırdan fazla bir süredir işlettiği küçük dükkanı bugüne dek birçok devlet adamını, kraliçeyi ve iş adamlarını ağırladı. 

Merdenyan’a bu ünü kazandıran ise oğlunun doğumu üzerine gelen bir tebrik çiçeği ile başlayan sanatı ve bu sanatın ürünü olan 'hoşgörü yaprakları'. Dükkanında ziyaret ettiğimiz Nick Usta, sanatının hikayesine şöyle başlıyor: “O sıralar lüle taşı işiyle uğraşıyorum. Gelen bitki difenbahia, sadece yaprağı var. İki yaprağının sararmış olduğu dikkatimi çekti. Neden yaptığımı bilmediğim şekilde kitabın arasına koydum, bir fikrim yoktu. Gayriihtiyari o an yapılmış bir hareket.”

Neden ‘hoşgörü yaprakları’?

Yaklaşık 1 buçuk yıl sonra kitaplarını karıştırırken kurumuş ve ipeksi bir hal almış 2 yaprak çıkar karşısına. Bir süre sonra yapraklar üzerine bir motif işlenebileceğini düşünür ve bu fikrini kaligraf olan komşusu ile paylaşır. 2 yapraktan birine Kanuni Sultan Süleyman'ın tuğrasını, diğerine ise Yunus Emre'nin 'sev seni seveni' sözünü işlemeyi kararlaştırırlar. Günler sonra ortaya hayranlık veren bir eser çıkar. 

Ancak Nick Usta’nın esere duyduğu hayranlık, dükkânına gelen Amerikalı müşteri ile yerini şaşkınlığa bırakacaktır: “O sırada yaprakların heyecanı hâlâ üzerimde. Yaprakları gösterdim, beni yanlış anladı, satmak istediğimi düşündü; çok beğendiğini söyleyip ‘kaç para’ diye sordu. Çok şaşırdım; o değil birazdan evime götürecektim. Hem kafamda amacım satmak değil hem de aklımda fiyat yok. Çok ısrar edince almasın diye 500 dolar dedim ve satın aldı. Sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim. Hem ticaret yapıyorum, iyi bir rakam bu. Sevinçle hüzün arasında kaldım.”

Nick Usta’nın 'güzelliğine doyamadım' dediği ilk çalışması o gün satılınca, yapraklarla olan macerası da başlamış olur. 1968 yılında İslami tasarımlarla başladığı çalışmalarına daha sonra Hristiyanlık, Musevilik’le ilgili konuları da ekler. Dinlerin, sevgi ve barış mesajlarını işlediği bu yapraklara 'hoşgörü yaprakları' adını verir.

‘Evimizin en güzel yerine asacağız’

Nick Usta her bir yaprağın farklı mesajlar ve manevi anlamlar taşıdığını, bu nedenle sadece görsel amaçlı satılamayacağını söylüyor. Hatta beğendiği bir yaprağı almak üzere olan müşterisi ile arasında geçen ilginç diyaloğu şu şekilde paylaşıyor: “O kargaşa içerisinde ben hazırlarken kendi aralarındaki konuşmaları duydum. Bu banyoda iyi durur falan. Ama bu Ayetel Kürsi, banyoya konulacak şey değil. Kağıtları yerine koydum. ‘Sanırım banyoya koyacaksınız. Bu orada kullanılmaz, önemli bir dua’ dedim, içeriğini anlattım. ‘Satamam, farklı bir şey bakın.’ Şaşırdılar. Tam detaylı anlatınca teşekkür edip ‘evimizin en güzel yerine asacağız’ dediler. Aldıkları eserin içindeki mesajı mutlak bilmeleri lazım.”

Nick Merdenyan'ın eserleri bugün dünyanın farklı coğrafyalarına ulaşmış durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Kraliçesi Elizabet, Suudi Kraliyet Ailesi, Katar Emiri önemli müşterileri arasında bulunurken Clinton ve Bush aileleri, Bill Gates, İspanya Kraliçesi Sofia ve daha birçok isim bu küçük dükkânı ziyaret edenler arasında yer alıyor: “Çok onur duyuyorum gerçekten eserlerimin bir kraliçenin evinde olmasından dolayı. İspanya kraliçesi ziyaret etti dükkânımı. Tanıyamadım kendisini; herhâlde bir kraliçeye ‘nerelisiniz’ diye soran tek kişiyimdir.”

 

Önder Hanelçi






İlgili Konular