, 25 Eylül 2017
Dergilerin Temmuz 2017 Sayılarına Toplu Bir Bakış 1

1763

Dergilerin Temmuz 2017 Sayılarına Toplu Bir Bakış –1

Dergilerin Temmuz 2017 sayıları hakkında Mustafa Uçurum yazdı. Dergilerimiz hain darbe girişiminin 1. yılında 15 Temmuz’a dair göndermelerle, yazı ve şiirlerle durdukları yeri işaret etmeye devam ediyor...

İlgili Yazılar
Üsküdar'da Bir Çınar Ay Vakti
Üsküdar'da Bir Çınar: Ay Vakti

"Ay Vakti, Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlerini Cuma günleri öğleden sonraları ağırlamaya, çay ikram etmeye devam ediyor. Hatta öyle ki; Komşu ülkelerden dahi misafirlerin geldiği oluyor."
07/07/2017 13:01
Ay Vakti dergisinin 164 sayısı çıktı
Ay Vakti dergisinin 164. sayısı çıktı

Ay Vakti dergisinin Eylül/Ekim 2016 tarihli 164. sayısı 15 Temmuz dosyasıyla çıktı.
08/09/2016 14:02
Ay Vakti'nin 160 sayısı çıktı
Ay Vakti'nin 160. sayısı çıktı

Ay Vakti dergisinin Ocak-Şubat 2016 tarihli 160. sayısı çıktı.
25/01/2016 12:12
Kayseri neden kültürde de 'büyük şehir' değil
Kayseri neden kültürde de 'büyük şehir' değil?

Ay Vakti dergisinin Temmuz-Ağustos 2015 tarihli 157. sayısında Kayserili edebiyatçı Bekir Oğuzbaşaran'la bir söyleşi yapılmış. Fatih Pala bu söyleşi üzerine yazdı.
13/10/2015 10:10
Ay Vakti 15 yıllık yürüyüşünü aksatmıyor
Ay Vakti 15 yıllık yürüyüşünü aksatmıyor

İki ayda bir yayınlanan Ay Vakti dergi 157. sayısında okuyucuyu bir ümit sağanağına davet ediyor.
29/07/2015 06:06
Eskişehir'de kapanan o fikir dükkanını yazdı
Eskişehir'de kapanan o fikir dükkanını yazdı

Tayyib Atmaca, Ay Vakti dergisinde 'Eskişehir’de Bir Fikir Dükkânı ve Atasoy Müftüoğlu' başlıklı bir yazı yazdı. Fatih Pala bu yazı üzerinde duruyor.
11/06/2015 10:10

Edebiyat dergilerimiz 15 Temmuz’dan sonra çıkardıkları ilk sayıda çok önemli bir sınav verdiler. Dergiler Ağustos 2016 sayılarında 15 Temmuz vurgusu ile çıkmıştı. Kapaklarını ve içeriklerinin çok önemli bir bölümünü 15 Temmuz’a ayırmıştı. Tarihe düşülen bir not bağlamında dergilerin bu tavrı çok önemliydi. Bir millet direnişinin zaferi olmasından dolayı toplumun her kesimi gibi dergiler de hainlere, vatanın birliğine kast edenlere karşı “durun” dedi şiirlerle, öykülerle.  

Şimdi 15 Temmuz’un üzerinden bir yıl geçti. Aradan geçen zaman içerisinde taşlar daha iyi oturdu yerine. Akıllarda ne olup bittiğine dair şüpheler varsa bile bir yıl içerisinde yaşananlardan sonra uçup gitti.

Dergilerimiz hain darbe girişiminin 1. yılında 15 Temmuz’a dair göndermelerle, yazı ve şiirlerle durdukları yeri işaret etmeye devam ediyor.

Dil ve Edebiyat’ta Körfez Rüzgârları

103. sayısı çıktı Dil ve Edebiyat dergisinin temmuzda. Bizde genelde dernek bünyesinde çıkan dergiler derneğin yayın bülteni gibi çıkar. Faaliyetler, derneğin, şubelerin haberleri, reklamları derginin neredeyse tümünü kaplar. Dil ve Edebiyat dergisi tam anlamıyla bir edebiyat dergisi hüviyetiyle çıkıyor. Ciddi olarak hazırlanmış dosyalar, yazı dizileri, söyleşiler, şiirler derginin yükselen çıtasında kendine yer buluyor.

Cumali Ünaldı Hasannebioğlu’nun şiirlerini Dil ve Edebiyat dergisinde okuyoruz. Dergi 103. sayıyı Hasannebioğlu’nun “Saçılık” şiiri ile açıyor. “bizim üstümüzde denerler / 1438 ramazanında / en yeni silahları” diyerek şair şiirinde Putin’in Suriye’de yeni silahları denediği açıklamasına bir gönderme yapıyor.

Özcan Ünlü, Aykut Nasip Kelebek, Nurettin Durman, Mehmet Ali Genç, Turgay Demirel, Gürkan Kaya, Muhammed Korkmaz, Ahmet Şenol Alkılıç bu sayının şairleri.

Üzeyir İlbak Ortadoğu’nun içine düştüğü ateş çemberini geniş bir tahlil yazısı ile ele almış. “Kâğıtlara çizilen Sınırları Aşmak” yazısında geçmişten günümüze uzanarak bugün Ortadoğu’da gelinen noktanın sebeplerini anlatıyor.

Zafer Acar, “Estetik ve Sentetik Arasında İsmet Özel Şiiri” yazısı açılımı geniş bir İsmet Özel tahlili olmuş. Zafer Acar, keskin uçlu kalemini bu yazıda da oldukça yürekli bir şekilde kullanmış. Yazının son paragrafı şu şekilde; “Özel, ilk gençlik yıllarındaki çarpıcı ancak yüzeysel şiirleriyle dikkat çekmişti. İlerleyen yaşlarında yüzeysellik derinlik kazanmalıydı, kazanmadı. Bu yüzden onun şiiri ebedi toyluğa mahkûm oldu. Kötü bir şey mi bu? Bilemiyorum, diyerek bu soru üzerine düşünmeyi sizlere bırakıyorum.”

Derginin Haziran sayısı Sezai Karakoç özel sayısıydı. Bu sayıda da Sezai Karakoç üzerine birçok yazı yer alıyor. Cemil Meriç üzerine de yazılar var dergide. Mukadder Gemici’nin  “Dayan ve Çok Yaşa” adlı hikâyesi mülteciler konusunun gündemimizde olduğu bir zamanda mutlaka okunmalı.

Rıdvan Canım’ın seyyah yüreği bu kez onu Selanik’e götürmüş.

Dil ve Edebiyat Sohbetleri’nde Hüseyin Akın, Özcan Ünlü ve Zafer Acar’ın Türkiye’de Dergiler ve Dergiciliğimiz söyleşisi yer alıyor. 

Ay Vakti; Yıl 17, Sayı 169

Şeref Akbaba yönetiminde çıkan Ay Vakti dergisi 17. yılını tamamladı Temmuz-Ağustos 2017 sayısı ile. İstikrarını ve yayın çizgisini koruyarak yoluna devam ediyor dergi. Giriş yazısında 17 yılın değerlendirmesi yapılmış. “ Atölye dergisiyiz, beş yüzden fazla isime dergimizde yer verdik.” diye başlıyor yazı. Atölye dergisi olmak bir derginin en önemli görevi olmalı. Ay Vakti bunu başaran dergilerimizden.

Nurullah Genç, Muhsin İlyas Subaşı, Selami Şimşek, Ali Yaşar Boyat, Bekir Oğuzbaşaran, Hüseyin Çolak, Muhammed Korkmaz, Yalçın Ülker, Yılmaz Öksüz, Mustafa Küçüktepe, Fatih Topaloğlu bu sayının şairleri.

Yılmaz Öksüz’ün “Hilye” adlı şiiri edebiyatımızdaki hilye şiirleri arasına girebilecek ustalıkta bir şiir.

“avuçları genişçe parmakları düzgündü / kemikleri muntazam bilekleri uzundu / hem latifti hem zarif / cildi ipek âzâsı birbirine uygundu”

“Edebiyattan Ne Anlıyoruz?” sorusuna cevap arıyor Mustafa Özçelik. Hayatını okumaya, yazmaya ve daha çok öğretmeye adamış bir edebiyat adamıdır Özçelik. “Yaptığımız işi iyi yapalım.” diyerek iyi şair, iyi yazar olmak için neler yapılması gerektiğini söylüyor yazısında. “Şairsek şiiri, hikâyeci isek hikâyeyi iyi bilelim.”

Recep Garip mümin duruşundan bahsediyor “Duruş” adlı yazısında.

Mehmet Baş “Aşkın ve Aşıkların Hallerinden” adlı yazısında aşk ile dönen dünyada aşkın izini süren aşıkların hallerini anlatıyor.  

Adem Turan’ın Borges Borges kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştirilmiş şair ile. Hem kitabı hem de şiir anlayışı üzerine keyifli bir söyleşi bu. Yol gösteriyor Turan, özellikle genç şairlere. “Genç şairler okusunlar ve ustaların eşiğini aşındırsınlar.” diyor ve ekliyor;  “ Benim mekteplerim vardır: Ben önce oralardan mezun oldum; Diriliş ve Edebiyat. Eğriydim, oralarda doğruldum.”

Şakir Kurtulmuş ile Ölüm ve Ayna kitabı üzerine bir söyleşi yapılmış. Şiir ve şair üzerine düşüncelerini de sıralamış Kurtulmuş söyleşide.

Öykü ve denemelerin de yer aldığı Ay Vakti’ne nice 17 yıllar diliyorum.

Bir Nokta, 15 Temmuz’u Unutma

“15 Temmuz’u Unutma” diyerek çıktı Bir Nokta dergisinin 186. sayısı. Mürsel Sönmez giriş yazısında 15 Temmuz’un bir yıllık değerlendirmesini yapıyor. Son söz direnişimizi bilemeye davet ediyor bizleri; “Onbeş Temmuz Destanı’nın yazılmış olmasının güzelliği gözlerimi kamaştırmayı sürdürüyor.”

Erol Yılmaz’ın Zirvedeki Siz şiiri, Recep Şükrü Güngör’ün Son Kıyamet öyküsü ve şehit Ramazan Sarıkaya’nın eşi Zeynep Sarıkaya ile yapılan söyleşi 15 Temmuz’u unutma seslenişine güç katan çalışmalar olarak dergide yer alıyor.

Sıddık Ertaş’ın şiir kitabı Şartlı Tahliye üzerine Ahmet Şefik Vefa’nın bir yazısı yer alıyor dergide.

Mustafa Şahin Duvar Yazısı’nda artık hayatımızın merkezine yerleşen AVMlerin bizlerden koparıp aldıklarını ironik bir bakış açısıyla anlatmış. Kulaklarda çınlayıp duran bir duvar yazısı eşliğinde; “Modern bir gülümseme satın aldım sizin çok katlı AVM’lerinizden”  

Şiire geniş yer ayıran dergilerden Bir Nokta. Erol Yılmaz, Ulaş Konuk, Hüseyin Burak Us, Kadir Ünal, Suavi Kemal Yazgıç, Emre Miyasoğlu, Abdurrahman Karakaş, Ahmet Hakan Karataş, Tunay Özer, Rıdvan Kadir Yeşil, Tuncay Günaydın, İbrahim Eryiğit, Mızrap Güleç bu sayının şairleri.

İbrahim Eryiğit’in “Esmâül Hüsna / El Hâlim” şiirinden bir bölüm; “Kusursuz olsaydı kul Halîm olmazdı Allah / Hata bezeli nefsi tevbesiyle sever Allah / Kusur İşlemese kul tecelli etmez hilim / Hatayı savunmayan için sonsuz eyvallah” 

Ulaş Konuk’un Pembe Harita adlı şiiri içimizdeki umutları yeşerten ve içimize bir çocuk tebessümü gönderen dizelerden oluşuyor; “Bırakın pembeye boyasın tüm kıtaları / haritaları çocuklar çizsin / Bulmak için değil bir yeri / Kaybolmak için”

Nasip Oldukça Çıkan Dergi; Şiar

Şair dergisinin 11. sayısı dopdolu bir içerikle okuyucularını selamlıyor.  Nurullah Genç’in “Aşk Gündüz Ayrılık Gece” şiiriyle açıyor sayfalarını Şiar. “Bir ayağını kaldır yerden / Öylece dur, durdur zamanı/ Sağına mavi bak önce / Soluna kırmızı”

M. Ebrar Alar “Hatırlatma” adlı yazısında 15 Temmuz’u hatırlatıyor hiç unutmayalım diye. Vahap Yolcu ve Yasemin Yaşar da 15 Temmuz üzerine yazan isimler.

Murat Soyak, M. Akif İnan’a Dair yazısıyla yer alıyor dergide.

Celal Fedai söyleşisi dikkat çekici notlar içeren bir söyleşi olmuş. Özellikle sosyal medya, İsmet Özel, eğitim, kültür konuları dikkat çekiyor.

İdris Mahfi Erenler “Tarih Ne Yana Düşer Usta” adlı yazısında ebced hesabından örneklerle bahsediyor. Harf devrimiyle birlikte terk edilmek zorunda kalan bu sanatın tekrar canlanmasını diliyor Erenler; “Edebiyatçılarımız tarih düşürme sanatına yeniden rağbet gösterip bu kadim kültürün ihyasına vesile olsunlar.”

Serap Kadıoğlu’nun Nesîmî üzerine kaleme aldığı yazısı şiirlerle beslenmiş içten bir biyografi.

Gençlerin Şairi Kim? sorusuna cevap arıyor Kübra Ay ve Yasemin Yaşar. Cevap veren gençler; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Adnan Menderes Üniversitesi öğrencileri.

Şiir Şiar dergisinde de ağırlıkta. Nurettin Durman, Recep Garip, İbrahim Sadri, Hasan Akçay, Şadiye Kılıç, Oğuzhan Bükçüoğlu, Erol Yılmaz, Kuddusi Demir, Hakan İlhan Kurt 11. sayının şairlerinden.

Dergâh dergisi, 329. sayı

Dergâh, Nurettin Topçu’nun ölüm yıldönümüne rast gelen temmuz sayısında Nurettin Topçu’ya ait iki belge yayınlıyor. Birinci belge bir mektup. Nurettin Topçu’nun Muammer Kocabaş’a yazdığı bir mektup. Kocabaş’ın ilk kitabı münasebetiyle kaleme alınmış bu mektubu okurlarıyla paylaşıyor Dergâh.

İkinci belge Nurettin Topçu’nun Türk Yurdu dergisinde yayınlanmayan bir yazısı. “Yıkılan Ruh veya Din Adamlarının İhaneti” adlı yazının dergiye gönderildiği halde neden yayınlanmadığı, o dönemde yaşanan olaylar anlatılarak yazı okuyucularla paylaşılıyor.  

Kâmil Yeşil, Âkif Emre hakkında derkenarda yazmış; “Dünyadan ahirete iz bıraka bıraka.” Akif Emre’nin samimiyetine şahitlik eden o kadar güzel yazılar kaleme alındı ki Kâmil Yeşil’in yazısı da o yazılar arasına girecek bir içtenliğe sahip. Kendisini tanımadığını, belki Âkif Emre’nin de kendisinden haberdar olup olmadığını içtenlikle söyleyerek Âkif Emre’nin yazdıklarından, kitaplarından hareketle yazmış yazısını Kâmil Yeşil.

Mustafa Çiftçi’nin bu sayıdan itibaren dergide “Toprak Saha Yazıları” yazacağının haberi veriliyor. İlk yazısıyla da dergide yer alıyor Çiftçi.

Necip Tosun gibi usta kalemlere ihtiyacımız var. Öykü yazıyor, öykü kuramı üzerine en önemli isimlerden biri. Bunların yanında beğendiği öykücüler hakkında gönül rahatlığıyla yazıyor. Kendinden başkasını görmeyenlerin her gün biraz daha çoğaldığı dünyamızda Necip Tosun, Dergâh’ın bu sayısında Ayşe Aldemir’in Kış Tutulması kitabı hakkında yazmış.

Dergâh’ın orta sayfa söyleşisini Mustafa Sökmen; Fazıl Gökçek ve Sabahattin Çağın ile yapmış. Dergâh Mecmuası’nın edebiyatımızdaki yeri ve Dergâh dergisinin 313. sayıdan itibaren armağan ettiği eski Dergâh Mecmuaları üzerine gerçekleştirilen bu söyleşi edebiyat tarihi açısından dikkate değer bir söyleşi olmuş. Fazıl Gökçek ve Sabahattin Çağın derginin hediye ettiği Dergâh Mecmualarını yayına hazırlayan isimler.   

Osman Özbahçe’nin Müzik adlı yazısı, şiirin musikisi üzerine kaleme alınmış bir yazı.

Mustafa Özel; Halide Edip Adıvar’ın Sonsuz Panayır romanı hakkında bir tahlil yazısı ile dergide yer alıyor. Romanın yazıldığı dönemin özellikle sosyal ve iktisadi olayları üzerine çok önemli tahlillerin yer aldığı bir yazı bu. Mustafa Özel kendi ilgi alanına giren konuları da ön plana çıkararak farklı bir tahlil çalışması ortaya koymuş. Yer yer Peyami Safa karşılaştırmaları da yazıyı daha zengin hale getirmiş.

Dergâh’ın arka kapağı yine bir Mustafa Kutlu denemesi ile selamlıyor okuyucuları. “Bereket” adlı denemesinde Rabbin bizlere en büyük ihsanı olan bereketten bahsediyor Kutlu ve umudu diri tutan cümlelerle noktalıyor yazısını.

Mustafa Uçurum