, 27 Haziran 2017
İzdiham'da Kendi Kendini İmha Eden Bir Yazı

1978

İzdiham'da Kendi Kendini İmha Eden Bir Yazı

'Zulüm, elle tutulmaz' diyen İzdiham derigisi, 26. sayısında yetim kavramını işlemiş. Şerife Nihal Zeybek kısaca dergiye ve gençliğe dair bir yazıya değiniyor.

İzdiham dergisinin Aralık 2016- Ocak 2017 tarihli 26. sayısı, Ufuk Usta’nın hazırladığı dikkat çekici bir kapakla çıktı. “Zulüm, elle tutulmaz” diyen İzdiham, yetim kavramını işlemiş bu sayıda. Her yazar farklı bir köşesinden tutuyor yetimliğin. Kimi kendi babasının yetimliğinden bahsediyor, kimi babasını kaybettikten sonra ders çalışmayı bırakan genci hikâye ediyor. Kimi Cenap Şehabettin’in, kimi de Albert Camus’un yetimliğine değiniyor. Elbette 62 sayfa boyunca sadece yetimlik konusu işlenmiyor. İnsana, edebiyata, düşünceye, sanata dair dolu dolu sayfalar sizi bekliyor.

Hani bazen kendi kendinize öyle güzel konuşursunuz ya; hem kendiniz için hem de zihninizdeki muhatap adına öyle derin sohbete dalarsınız ya… Sonra bir an kendinize gelir ve tüm bunların gerçekten olup olmadığı konusunda şüpheye düşersiniz. İşte böyle bir hikâye yazmış Gökhan Özcan. Aklıyla dili arasındaki sözleşmeyi sona erdirmiş, yorgun bir ruhu anlatıyor Ali Ayçil de, “Adalara Elbette Gidilmeyecek” başlığı altında.

Cenap Şehabettin’in henüz küçük bir çocukken babasını Plevne’ye cepheye yollamasını anlatıyor Atakan Yavuz. Pek çok Anadolu evladı gibi bu uğurlama babasını son kez görüşü olmuş küçük Cenap’ın. Savaşın boynunu büktüğü bu çocuk büyüyüp şair olunca şöyle der: “Harp kelimesi telaffuz edilince kalbim diken diken olur, öyle olmasa kalbimden iğrenirim.” Bugün ise harp kelimesi her haberdeki her cümlede mevcuttur! Müslüman ocaklara bombalar yağıyor yanı başımızda. Bu sayıda işlenen yetim kavramı, daha bir yakıyor yürekleri dolayısıyla…

Dergide yetimlik ve yetimlerle alakalı doğrudan ya da dolaylı olarak konuyu ele alan pek çok yazı var. Şiirlerin yanısıra, ‘Kaybolan dengemiz’ için de bir taziye ilanı yayınlıyor İzdiham; böylece dengemiz üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi, tabi hâlâ hayatta ise... Derinlikli ve etkileyici fotoğraflara sıkça yer verilen İzdiham, edebiyatın yanı sıra görsel olarak da başarılı bir dergi.

Gençler aptal mıdır?

Genelde duymaya okumaya alışkın olduğumuz sözler; gençliğin ne güzel olduğu, ne tükenmez hazine olduğu üzerinedir. Dolayısıyla dergide konuyla ilgili yazının  ‘Gençler Aptaldır, Çünkü Gençlik Aptallıktır’ başlığı bizi şaşırtıyor. Acaba başlıkta ironi mi yapılmış, diye düşündürse de, yazının içeriğinin de bu minval üzere olduğu görülüyor. Söz konusu yazı, ‘gençliğin kutsallaştırılmasının modern zamanların en büyük hurafesi’ olduğunu söylüyor. ‘Gençliğini yaşayamamak’ kavramının uydurma ve içi boş bir önerme olduğu, gençlik döneminin yaşam içinde çok da arzu edilesi bir dönem olmadığı ifade ediliyor. Pek çok kişinin ‘Gençliğe Hitabe’ yazma nedeninin gençlerin aptallığına delil olduğu belirtiliyor. Gençlerin lakaytlığı, marjinalliği vurgulanıyor.

Yazıda pek çok doğru tespit olmakla birlikte, yazı okunurken akla şu soru geliyor: “Bu derginin de okur kitlesi olan gençliğin üzerine biraz fazla gidilmemiş mi sanki? İnsan hedef kitlesini böyle yerden yere vurur mu?” Bütün yazı boyunca gençlere verip veriştiren Fahrettin Dede, yazının sonunda 15 Temmuz’da gençlerin canla başla meydana inmesi karşısında, kaleme aldığı bu yazının ‘kendi kendini imha etmek’ durumunda kaldığını söylüyor. Biz de yazının sonunda gençlere verilen bu iade-i itibara ziyadesiyle seviniyoruz. 15 Temmuz gecesi ‘lakayt, marjinal, bencil, sorumsuz, duyarsız’ gibi pek çok olumsuz sıfatın sahibi olarak görülen gençliğin, içindeki hazineyi göstermesini umutla anıyoruz.

Derginin arka kapağında ise güzel bir fotoğraf ve Atilla İlhan’ın şu dizeleri yer alıyor: “Şenlik dağıldı, bir acı yel kaldı bahçede yalnız

Kıyametin kopma ihtimaline karşı abonelik faaliyetleri olmayan İzdiham dergisini, gazete-dergi bayilerinden elden satın alabilirsiniz.

 

Şerife Nihal Zeybek