, 21 Ocak 2017
Musul'u Anlamak İçin 1982 Tarihli O Rapora da Bakılmalı

Musul vilayeti haritası

1514

Musul'u Anlamak İçin 1982 Tarihli O Rapora da Bakılmalı

Derin Tarih dergisi, Kasım 2016 tarihli 56. sayısının konusunu Musul olarak belirlemiş. Nevzat Çiçek de konuya dair bir yazı yazmış ve 1982 tarihli bir raporu gündeme getirmiş. Metin Uygun bu yazıya değindi.

İlgili Yazılar
Arap İsyanı' Algısı İngilizlerin Oyunudur
'Arap İsyanı' Algısı İngilizlerin Oyunudur

'Arap İhaneti Efsanesi' başlığıyla çıkan Derin Tarih dergisinde, yüz yıl önce Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in İngilizlerin verdiği destekle Osmanlı’ya karşı çıkardığı isyanın, Arap ve Türk toplumundaki yansımaları, meydana getirdiği sonuçlar ele alınıyor. Metin Uygun yazdı.
19/01/2017 10:10
Osmanlı Siyasetinde Tasavvuf ve Tarikatler
Osmanlı Siyasetinde Tasavvuf ve Tarikatler

Derin Tarih dergisi 7. özel sayısını 'Osmanlı Medeniyetinin Özü: Tasavvuf' başlığına ayırdı. Dosyanın editörlüğünü ise Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç yaptı. Sedat Palut, bu özel sayıda iki önemli yazıya değiniyor.
15/01/2017 10:10
Akademik Kıyafetler Nereden Geliyor
Akademik Kıyafetler Nereden Geliyor?

Türkiye’de ilk akademik kıyafetimiz tarihi köklerimizden gelmiş. Peki, bugün neden Batıcı bir kıyafet ile karşı karşıyayız? Melih Turan yazdı.
06/11/2016 10:10
Selahaddin Eyyubi Yalnız Dünün Değil Bugünün de Kahramanıdır
Selahaddin Eyyubi Yalnız Dünün Değil, Bugünün de Kahramanıdır

John Man, Ramazan Şeşen ve İhsan Süreyya Sırma, Derin Tarih'in 55. sayısındaki yazı ve röportajlarıyla Selahaddin Eyyubi'yi anlatmışlar. Metin Uygun yazdı.
16/10/2016 08:08
Halil İnalcık Türk Tarihçiliğinin Kutbudur
Halil İnalcık Türk Tarihçiliğinin Kutbudur

Derin Tarih dergisinin yeni sayısında Halil İnalcık hocanın talebelerinden olan Prof. Dr. Bülent Arı, hocanın ilmi hayatı, eserleri ve çalışma metotları ile ilgili olarak bir yazı kaleme almış. Metin Uygun bu yazı üzerine yazdı.
20/09/2016 09:09
Teşkilat-ı Mahsusa Gayrınizami Harpte Önemli Bir Merhaledir
Teşkilat-ı Mahsusa, Gayrınizami Harpte Önemli Bir Merhaledir

Derin Tarih dergisi, Haziran sayısında hazırladığı dosya ile Teşkilat-ı Mahsusa konusunu masaya yatırıyor. Yerli ve yabancı birçok uzman kalemin, araştırmacının katkı verdiği konu aydınlatılmaya çalışılıyor. Metin Uygun yazdı.
04/07/2016 08:08

Musul, bizim için tarihten kaynaklanan sebepler, coğrafya, Türkmen nüfus, mezhepsel faktörler gibi daha birçok unsurdan dolayı hayati derecede önem arz eden bir meseledir. Musul’un elimizden nasıl çıktığı veya elimizden nasıl çıkardığımız da hâlâ üzerinde tartışılan bir konudur.

Batı’nın İslam aleyhinde birçok projesi vardır. Bunlar Ortadoğu’da, özellikle Musul’da bugün uygulanmaktadır. Mesele çok etraflıdır. Siyonizm ayağı vardır. Şia, Sünnilik, Hıristiyanlar, Müslümanlar, etnik unsurlar gibi ayakları vardır. Stratejik boyutu ve tarih boyutu vardır. Derin Tarih dergisi, Kasım 2016 tarihli 56. sayısının konusunu Musul olarak belirlemiş. Ortadoğu’daki sorunlar çok kapsamlı, çok girift ve çok iç içe geçmiş bulunduğundan, konu da Musul başlığı altında çok kapsamlı bir şekilde işlenmiş dergide…

Ortadoğu’daki sorunların merkezinde yer alan ülkelerden birisi İran’dır. İran denince haliyle Şiilik akla gelir hemen. Dergide, Irak’taki İran ve Şii hâkimiyeti ile ilgili analizler yer almakta ve bu bağlamda Irak eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi ile gerçekleştirilen bir röportaj bulunmaktadır. Tarık Haşimi, “İran’ın etkisi kırılmazsa Irak’ın bütünlüğü tehlikeye girer” ifadesiyle bu tehlikeye dikkat çekmekte ve röportajda Türkiye-Irak kader ortaklığının önemine vurgu yapmaktadır. Dosya kapsamında Şükrü Hanioğlu, Prof. Dr Mehmet Çelik, Mustafa Armağan konuya yazılarıyla katkı vermişler. İngiliz tarihçi James Barr ile, Batı’nın bu topraklarda asırlık emelleri üzerine yazarın Kırmızı Çizgi isimli kitabı üzerinden bir röportaj gerçekleştirilmiş. Yine Musul meselesiyle ilgili önemli çalışmaları bulunan Prof. Dr. İhsan Şerif Kaymaz’la yapılan röportajla konu etraflı bir şekilde işlenmiş.

İsrail’in güvenliği için Suriye’nin parçalanması zorunludur

Bu arada ‘Görüşler’ bölümünde bazı gazeteci ve yazarların konu hakkındaki düşüncelerine de yer verilmiş. Bunlardan birisi de gazeteci-yazar Nevzat Çiçek’tir. Çiçek, ‘Batı’nın İslama Karşı Projesi Musul’da Yaşanıyor’ başlıklı yazısında; Dünya Siyonist Örgütü Enformasyon Dairesi’nin İbranice yayın yapan Kivunim dergisinin Şubat 1982 sayısında, Oded Yinon imzalı “1980’lerde İsrail için Strateji” başlığıyla yayınlanan ve İsrael Shahak tarafından yapılan İngilizce tercümeyle dünyaya duyurulan rapor hakkında bilgi verir. Rapora Türkiye’de ilk defa Cengiz Çandar’ın 1983 yılında yayımlanan Ortadoğu Çıkmazı adlı kitabında ayrıntıya girmeden değindiğini belirtir Nevzat Çiçek. Rapor, İsrail’in kendi varlığını sürdürmek için Ortadoğu ülkelerinin her birini etnik ve mezhep ayrımcılığı temelinde parçalamayı hedef alır. Bu raporda ifade edilen fikirler, aynı zamanda İsrail üst yönetim kademelerine hâkim olan düşünce yapısını da yansıtır. İran’ın mezhep olarak Sünniler-Şiiler, ırk olarak Persler-Türkler şeklinde parçalanması, Türkiye’nin de Müslüman Sünni Türkler, Aleviler, Kürtler olarak parçalanması ve üç devletçiğe bölünmesi, yine İsrail’in varlığını sürdürebilmesi için diğer Ortadoğu devletlerinin de zerrelerine kadar parçalanması raporda dile getirilen hususlardandır.

Çiçek, bu raporda yer alan tasarıların ayrıntıları hakkında da bilgiler verir. Irak’ın, Basra çevresinde güneyde bir Şii devleti, kuzeyde Musul çevresinde bir Kürt bölgesi, ortada Bağdat çevresinde bir Sünni devleti olarak üçe bölünmesi amaçlanmaktadır. Irak etnik ve mezhep olarak bölündükten sonra Lübnan beş bölgeye bölünecek; bir Maruni-Hıristiyan bölgesi, bir Müslüman bölgesi, bir Dürzi bölgesi, Şii bölgesi ve Haddad milisleri aracılığıyla İsrail’in etkisi altında olacak bölge… Sonra Suriye aynı şekilde bölünecek. Bir Alevi devleti, Halep’te Sünni bir devlet, Şam’da ayrı bir Sünni devlet ve Golan. Hauran ve Ürdün’de bir Dürzi devleti. Rapora göre, İsrail’in güvenliği için Suriye’nin parçalanması zorunludur.

Nevzat Çiçek, Musul çevresine yaptığı ziyaretle ilgili olarak izlenimlerini de aktarır yazısında. Bölge’de DAEŞ üzerinden ciddi bir dizaynın yapıldığını gördüğünü ifade eder. Musul üzerinden bütün hesapların masaya yatırıldığı belirtilen yazıda; 1948 yılında faaliyette olan Musul-Ürdün-Hayfa boru hattının tekrardan devreye girmesi, Türkiye’nin savunduğu Misak-ı Milli meselesi ve Musul petrolleri, DAEŞ’in Musul’dan sonra nereye gönderileceği, İran’ın Şii hilalini tamamlamak için Musul ve Rakka’yı alma isteği ve İngiliz-ABD-İsrail politikalarının Musul’da çarpıştığı anlatılır. Batı’nın İslam’a karşı projesinin en önemli ayakları olan, ılımlı İslam’a karşı radikal İslam, ırka karşı ırk ve coğrafyaya karşı coğrafya hesaplaşmasının Musul’da yaşandığı belirtilir.

Raporda dile getirilen gerçekler adeta bugün yaşananları açıklamaktadır.

 

Metin Uygun