, 20 Haziran 2018
Selahaddin Eyyubi Yalnız Dünün Değil Bugünün de Kahramanıdır

3895

Selahaddin Eyyubi Yalnız Dünün Değil, Bugünün de Kahramanıdır

John Man, Ramazan Şeşen ve İhsan Süreyya Sırma, Derin Tarih'in 55. sayısındaki yazı ve röportajlarıyla Selahaddin Eyyubi'yi anlatmışlar. Metin Uygun yazdı.

İlgili Yazılar
Selahaddin i Tarihe Mal Eden Zamanın Şartları ve Ruhudur
Selahaddin’i Tarihe Mal Eden, Zamanın Şartları ve Ruhudur

Muammer Gül, ''Şark’ın En Sevgili Sultanı Selahaddin'' isimli eserinde Sultan Selahaddin’in hayatı, şahsiyeti ve mücadelesinin yanında Zengiler hanedanının tarihine dair ve bu hanedanın önemli temsilcileri İmadeddin Zengi ve oğlu Nureddin Zengi’yle ilgili önemli bilgiler de veriyor. Metin Uygun yazdı.
30/10/2016 08:08
Kudüs'ü almamıza kaç yıl var
Kudüs'ü almamıza kaç yıl var?

Selahaddin Eyyubi... Haçlıların katliamla aldıkları Kudüs'e O 'selam'la girdi. Peki 1948'den bu yana kaç yıl geçti?
02/10/2014 15:03
Hiperaktif Şehzade Nasıl Fatih Oldu
Hiperaktif Şehzade Nasıl Fatih Oldu?

Derin Tarih dergisi, Fatih Sultan Mehmed'i psikolojik boyutuyla ele alıyor. Fatih’in çocukluğu, eğitiminde anne ve babanın rolü, hocalarının katkısı, 12 yaşında tahta çıkmasının sebepleri, liderlik vasıfları, cesaret ve adalet anlayışı ve uygulayışı, yüksek ideallerini uygulamada gösterdiği kararlılık, sır verip ser vermeyen bir yapıda oluşu, istihbarata çok önem vermesi gibi hususlar işleniyor. Metin Uygun derginin bu dosyasında yer alan Nevzat Tarhan röportajına dair yazdı.
22/05/2018 09:09
Karen Armstrong Müslümanların Kudüs'e Hürmetinden Öğrenecek Çok Şeyimiz Var
Karen Armstrong: Müslümanların Kudüs'e Hürmetinden Öğrenecek Çok Şeyimiz Var

İsrail’in Kudüs’ün tamamını işgal etmesi veya onu başkent yapması ona sahip olduğu anlamına gelmiyor. Zira Kudüs’ün kutsallığı onu zorla elde edenin kazanabileceği bir ödül değildir. O ancak, doğrulukla ve adaletle muamele edenlere verilen bir lütuftur. Munise Şimşek, Karen Armstrog'un 'Kutsal Şehir Kudüs' başlıklı makalesine dair yazdı.
18/05/2018 12:12
İbrahim Kalın Avrupa-Merkezci Tarih ve Kültür Anlayışı Sorgulanmalı
İbrahim Kalın: Avrupa-Merkezci Tarih ve Kültür Anlayışı Sorgulanmalı

Batı’nın, İslam’ı bir düşman ya da ‘öteki’ olarak görmesi yakın zamanın olgularından birisi değildir. Bu durumun tarihsel bir arka planı var. Derin Tarih dergisi, yeni yılın ilk sayısında Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, tarihçi Doç. Dr. İbrahim Kalın ile bu konularda yapılmış bir söyleşiye yer vermiş. Sedat Palut bu söyleşiye değindi.
13/01/2018 11:11
Rumeli nin Fethi Osmanlı Siyasetinin Temelini Teşkil Eder
Rumeli’nin Fethi Osmanlı Siyasetinin Temelini Teşkil Eder

Yedikıta dergisinde bu ay ‘Osmanlı Medeniyetinin Aynası Balkanlar’ başlıklı bir yazı yayınlanmış. Derin Tarih dergisinde de Nizamiye Medreseleri'nin işlevine dair bir yazı yer alıyor. Metin Uygun bu iki yazıya temas etti.
26/03/2017 08:08

Selahaddin Eyyubi, Türk ve İslam tarihinin en önemli simalarından, en büyük kahramanlarından birisidir. Haçlılarla yaptığı savaşlar neticesinde kazandığı zaferler, Kudüs’ü fethederek Haçlıların elinden kurtarması hemen aklımıza geliveren başarılarıdır. Oysa onun en büyük başarısı, döneminde özellikle Ortadoğu coğrafyasında dağınık bir vaziyette olan, birbirleriyle mücadele halinde bulunan Müslümanları birleştirmesi ve İslam birliğini gerçekleştirmesidir. Derin Tarih dergisi, Ekim 2016 tarihli 55. sayısının kapak dosyasında “Selahaddin Eyyubi İslam Birliğinin Mimarı” başlığıyla bu konuyu işliyor. John Man, Ramazan Şeşen ve İhsan Süreyya Sırma yazı ve röportajlarıyla konuya katkı vermişler.

Prof. Dr. Ramazan Şeşen, “Selahaddin Eyyubi ve Ortadoğu’da İslam Birliği” başlıklı yazısında, Selahaddin’in Haçlılarla mücadelesini, Fatımi hilafetine son vermesini, muazzam bir ordu ve devlet teşkilatı kurmasını anlatır. Ama özellikle parçalanmış bulunan Müslümanların siyasi birliğini yeniden sağlamasına dikkat çeker. Şeşen, İmadeddin Zengi ve oğlu Nureddin Zengi dönemlerinde Haçlılara karşı verilen mücadelede Müslümanlar lehine bir dönemin başladığını, bu mücadelenin Selahaddin Eyyubi devrinde doruk noktasına ulaştığını ifade eder. Selahaddin Eyyubi’nin Mısır’ı fethetmesinin Türk ve İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olduğunu belirten Şeşen, bunun neticesinde Türklerin Mısır, Hicaz, Yemen, Kuzey Sudan, Libya gibi Arap ülkelerine hâkim olduklarını ve bu sebeple de İslam birliğinin çabuk bir şekilde sağlanmış olduğunu belirtir. Selahaddin’in mücadelesinin tarihinin anlatıldığı yazının sonunda yazar, bu büyük mücadele adamının üstün vasıflarını sayıyor: “Selahaddin, Haçlılar karşısında İslam’ın en büyük ve en şerefli kahramanı oldu… Herkes tarafından sevilen, insani meziyetleri yüksek, adil, affedici, bilgili ve dindar bir sultandı.”

Selahaddin Eyyubi yalnızca yaşadığı dönemin değil, bugünün de kahramanıdır

Selahaddin Eyyubi: Geçmişin ve Geleceğin Hükümdarı isimli kitabın yazarı John Man ise yazısında, “Selahaddin Eyyubi’nin liderlik sırları nelerdir, nasıl yetiştirildi, hayallerini nasıl gerçekleştirdi, zor ve acımasızlığı rıza ile nasıl birleştirdi” gibi sorulara cevaplar arar, bu konulara açıklık getirir. Yazara göre Selahaddin Eyyubi yalnızca yaşadığı dönemin değil, bugünün de kahramanıdır. O, liderlik sırrı olarak iki farklı liderlik şeklini benimsemiştir. Bunlardan birisi, ‘zor’ ve ‘diplomasi’yi başarıyla kullanmasıdır. Teorisyenlerin başarılı bir liderin dünyayı değiştirme arzusunu fitilleyecek düzeyde bir güvensizliğin içinden çıktığını söylediklerini belirten yazar, liderlerin paranoya ya da suça meyletmeyecek güçlü bir iç dünyalarının da bulunması gerektiğinin altını çizer. Selahaddin Eyyubi’nin bu vasıflara yani güvensizlik ortamı ve güç arasındaki dengeye en başından beri sahip olduğunu belirten John Man’e göre ailesi ve dini ona güç veren şeylerdir. Güvensiz ortamın kaynağını ise yaşadığı dönemdeki siyasi ve dini gerilimler oluşturur. Sünniler, Şiiler, Hıristiyanlar ve daha pek çok mahalli liderin arasındaki çatışmalar bu gerilimlere örnek olarak gösterilir yazıda.

Selahaddin’in liderliğinin önemli unsurlarından bir diğeri de, zorlukları paylaşmaya her zaman hazır olmasıdır. Onun kendine taraftar topladığını, savaşlara katıldığını hayatını riske attığını, paylaşılan acıların başarının teminatı olamayacağını ama acıları bölüşmeyi reddetmenin şüphesiz başarısızlığı getireceğini ifade eden yazara göre Selahaddin, bu özelliğiyle tarihin kaydettiği başka büyük liderler arasına adını yazdırmıştır.     

Batı kaynakları ondan ‘Büyük Selahaddin’ diye bahseder

İhsan Süreyya Sırma Hoca da bizdeki tarih öğretiminin çarpıklığına dikkat çeker önce kendisiyle yapılan röportajda. Selahaddin Eyyubi’nin ne ilkokulda, ne ortaokul ve lise ve ne de üniversitede okutulmadığını söyler. Anadolu’yu allak bullak eden ve İslam dünyasını iki asır meşgul eden Haçlı seferlerinin de ülkemizde hakkıyla okutulmadığını açıklar. Kendisinin bu boşluğu doldurmak için Haçlılar üzerine kitap yazdığını ama Türkçede yeterince kaynak bulamadığını, bu hususta Arap ve Batı kaynaklarından faydalandığını üzülerek ifade eder.

Sırma Hocaya göre Selahaddin, Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’yı işgalci Haçlılardan kurtarmanın tek yolunun Müslümanları birleştirmek olduğunu görmüştür ve bu yüzden büyük bir lider ve büyük bir kahramandır. Onun Haçlılara bile zulmetmediğini, bu sebeple Batı kaynaklarında ona ‘Great Salahaddin’ yani ‘Büyük Selahaddin’ dendiğini belirtir. Haçlılar Kudüs’ü aldıklarında oluk oluk kan akıtmışlardır. Selahaddin’in ise Kudüs’ü teslim aldığında hiç kimseye zarar vermemiş, sadece Mescid-i Aksa üzerindeki Haç’ı kaldırıp yerine tekrar Hilal koymuştur.

Selahaddin Eyyubi ve onun gibiler bizim tarihimizin ve medeniyetimizin yüz akı simalarıdır.

 

Metin Uygun