, 21 Ocak 2017
Halil İnalcık Türk Tarihçiliğinin Kutbudur

Halil İnalcık

1607

Halil İnalcık Türk Tarihçiliğinin Kutbudur

Derin Tarih dergisinin yeni sayısında Halil İnalcık hocanın talebelerinden olan Prof. Dr. Bülent Arı, hocanın ilmi hayatı, eserleri ve çalışma metotları ile ilgili olarak bir yazı kaleme almış. Metin Uygun bu yazı üzerine yazdı.

İlgili Yazılar
Arap İsyanı' Algısı İngilizlerin Oyunudur
'Arap İsyanı' Algısı İngilizlerin Oyunudur

'Arap İhaneti Efsanesi' başlığıyla çıkan Derin Tarih dergisinde, yüz yıl önce Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in İngilizlerin verdiği destekle Osmanlı’ya karşı çıkardığı isyanın, Arap ve Türk toplumundaki yansımaları, meydana getirdiği sonuçlar ele alınıyor. Metin Uygun yazdı.
19/01/2017 10:10
Osmanlı Siyasetinde Tasavvuf ve Tarikatler
Osmanlı Siyasetinde Tasavvuf ve Tarikatler

Derin Tarih dergisi 7. özel sayısını 'Osmanlı Medeniyetinin Özü: Tasavvuf' başlığına ayırdı. Dosyanın editörlüğünü ise Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç yaptı. Sedat Palut, bu özel sayıda iki önemli yazıya değiniyor.
15/01/2017 10:10
Musul'u Anlamak İçin 1982 Tarihli O Rapora da Bakılmalı
Musul'u Anlamak İçin 1982 Tarihli O Rapora da Bakılmalı

Derin Tarih dergisi, Kasım 2016 tarihli 56. sayısının konusunu Musul olarak belirlemiş. Nevzat Çiçek de konuya dair bir yazı yazmış ve 1982 tarihli bir raporu gündeme getirmiş. Metin Uygun bu yazıya değindi.
15/11/2016 12:12
Akademik Kıyafetler Nereden Geliyor
Akademik Kıyafetler Nereden Geliyor?

Türkiye’de ilk akademik kıyafetimiz tarihi köklerimizden gelmiş. Peki, bugün neden Batıcı bir kıyafet ile karşı karşıyayız? Melih Turan yazdı.
06/11/2016 10:10
Selahaddin Eyyubi Yalnız Dünün Değil Bugünün de Kahramanıdır
Selahaddin Eyyubi Yalnız Dünün Değil, Bugünün de Kahramanıdır

John Man, Ramazan Şeşen ve İhsan Süreyya Sırma, Derin Tarih'in 55. sayısındaki yazı ve röportajlarıyla Selahaddin Eyyubi'yi anlatmışlar. Metin Uygun yazdı.
16/10/2016 08:08
Teşkilat-ı Mahsusa Gayrınizami Harpte Önemli Bir Merhaledir
Teşkilat-ı Mahsusa, Gayrınizami Harpte Önemli Bir Merhaledir

Derin Tarih dergisi, Haziran sayısında hazırladığı dosya ile Teşkilat-ı Mahsusa konusunu masaya yatırıyor. Yerli ve yabancı birçok uzman kalemin, araştırmacının katkı verdiği konu aydınlatılmaya çalışılıyor. Metin Uygun yazdı.
04/07/2016 08:08

Başarısız 15 Temmuz darbe girişiminin ülkemizdeki ve dünyadaki yansımaları devam ediyor. Bu girişimden kaynaklanan gelişmeler, değişmeler, hemen her gün ülkemiz içinde, dışında ve bölgemizde somut bir şekilde kendini gösteriyor. Derin Tarih dergisi Eylül 2016 tarihli 54. sayısını da ağırlıklı olarak bu konuya ayırmış. “Abdülhamid’in Direnişi Yeni Türkiye’nin Dirilişi” başlığını kapağına alan dergide, özellikle Sultan II. Abdülhamit devrindeki darbe ve darbe girişimleri ile son yıllarda meydana gelen darbe girişimleri arasındaki benzerlikleri ortaya koyan araştırmalar dikkat çekiyor.

Türk tarihçiliğinin büyük isimlerinden olan ve dünya çapında bu alanda haklı bir şöhreti bulunan Prof. Dr. Halil İnalcık Hoca, 28 Temmuz tarihinde vefat etti. Dergide Halil İnalcık hocanın talebelerinden olan Prof. Dr. Bülent Arı, hocanın ilmi hayatı, eserleri ve çalışma metotları ile ilgili olarak bir yazı kaleme almış ve bizlere önemli bilgiler vermiş. Halil İnalcık hocanın tarihçilikteki yerini, değerini ifade etmek, tanımlamak için pek çok sıfat kullanılmıştır. Bunlardan bazıları ‘duayen tarihçi’, ‘Şeyhü’l-Müverrihin’, ‘tarihçilerin şeyhi’ ve Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak’ın tabiriyle, ‘Kutbü’l-Müverrihin’ yani tarihçilerin kutbu tabiridir. Bülent Arı, İnalcık hocayı en iyi ifade eden tabirin bu olduğunu belirtir.

İnalcık, eski vesikalar ve şer’iye sicillerine yeniden hayat vermiştir

Halil İnalcık, sağlam bir ilmi temel ile bitip tükenmek bilmeyen bir çalışma azminin sahibidir. Eski, klasik bilgileri zamanın en iyi hocalarından öğrenip bu bilgileri modern metotlarla sentezleyerek kullanan İnalcık kendine has bir tarz geliştirmiştir. Bülent Arı, İnalcık’ın hocalığının ilk yıllarında meydana getirdiği eserlerin bile hâlâ alanlarında aşılamaz olduklarını belirtir. Onun araştırmalarında eski vesikalara, şer’iye sicillerine yeniden hayat verdiğini anlatır. Bu husustaki gayretlerini şöyle ifade ediyor: “Bursa Sicillerini cami ve medreselerde çuvallar içinde perişan halde keşfetmişti. Eski devirde jandarma dayağından korkan imamlar, kimsenin eline geçmesin diye defterleri saklamışlar ve bu suretle muhafaza etmişlerdi. Bugün Türkiye hudutlarındaki (elde kalan) bütün siciller onun önayak olmasıyla önce şehir müzelerinde toplanmış, daha sonra Milli Kütüphane’de araştırmacıların kullanımına açılmıştır. O zaman için kimsenin tarihi önemine vakıf olmadığı siciller onun himmet ve gayretiyle kurtulmuş, sonraki yıllarda tarihçilerin en önemli başvuru kaynaklarından biri haline gelmiştir.”

Bülent Arı’nın, Halil İnalcık’ın ilmi çalışma prensipleriyle ilgili olarak dikkat çektiği hususlardan birisi de, hocanın sıkça tekrarladığı ‘ilmin aslı dikkattir’ metodudur. Bu sayede İnalcık, gözden kaçan birçok hususu gün yüzüne çıkarmıştır.

Hocanın bir ömür boyu emek sarf edip ortaya koyduğu eserlerin tarih camiası dışından da dikkatle takip edilmesi ve çokça baskı yapmasının, onu bir hayli memnun ettiği vurgulanır yazıda.

Bülent Arı, “63 senelik teşrik-i mesai, 28 Temmuz 2016 Perşembe günü Fatih Camii haziresine defniyle son buldu. Bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve Bakanlar Kurulu kararıyla Ali Emiri Efendi’nin yanı başında hazırlanan mezarı, onu hem Fatih Sultan Mehmed’den hem de ülkemizin kıymetli bir arşiv üstadından ayırmadı” sözleriyle anar hocayı.

Allah’tan rahmet diliyoruz İnalcık hocaya.

 

Metin Uygun