, 21 Kasım 2017
1936 Yılından Yayıncılık Üzerine Söyleşiler 'İbrahim Hilmi Meşihat Yasak Ediyor

550

1936 Yılından Yayıncılık Üzerine Söyleşiler: 'İbrahim Hilmi: Meşihat Yasak Ediyor!'

Kitap ve Kitapçılık, 1936 yılında Hakkı Tarık Us ve Ahmet Refik Sevengil yönetiminde 15 günde bir çıkan bir dergi imiş. Almanca, Fransızca ve İngilizce yeni çıkan kitapların tanıtımları ve incelemelerinin yanında dönemin kitapçıları ve kitapseverleri ile yapılan röportajlar da oldukça kıymetli. O döneme tanıklık eden söyleşilerden biri de Ankara Caddesinin en eski Türk kitapçısı Tüccarzade İbrahim Hilmi [Çığıraçan] ile yapılmış. M. Murtaza Özeren bu röportajı alıntılıyor.

İlgili Yazılar
Yazı Hayatının 50 Yılındakilere Eşsiz Bir Jübile
Yazı Hayatının 50. Yılındakilere Eşsiz Bir Jübile

Türk Basın Birliği İstanbul Bölge Başkanı Hakkı Tarık Us, 16 Mart 1942 tarihi itibariyle yazı hayatında elli yılı tamamlamış olan yazarlar için bir jübile hazırlamaya karar verir. Devamında gelişen olayları İsmail Alperen Biçer aktarıyor.
11/12/2016 08:08
Bilinmeyen yönleriyle Balkan Harbi'ni yazdı
Bilinmeyen yönleriyle Balkan Harbi'ni yazdı

Tüccarzade İbrahim Hilmi, Osmanlı’nın son dönemindeki harplere ilişkin fikirlerini, 'Balkan Harbi’ni Niçin Kaybettik?' adı altında yayımlamış. Meral Afacan Bayrak yazdı.
03/01/2014 12:12
Kasım 2017 Dergilerine Genel Bir Bakış-1
Kasım 2017 Dergilerine Genel Bir Bakış-1

Ayasofya, Şiar, Yolcu, Şehir ve Kültür dergilerinin Kasım sayıları hakkında Mustafa Uçurum yazdı.
12/11/2017 08:08
Hayal Perdesi dergisinin 61 sayısı çıktı
Hayal Perdesi dergisinin 61. sayısı çıktı

Hayal Perdesi sinema dergisinin Kasım-Aralık 2017 tarihli 61. sayısı çıktı.
07/11/2017 16:04
Din ve Hayat dergisinden 'İbnü l Vakt' dosyası
Din ve Hayat dergisinden 'İbnü’l Vakt' dosyası

Din ve Hayat dergisinin “İbnü’l Vakt” konulu 29. sayısı yayımlandı.
06/11/2017 12:12
İsl m Araştırmaları dergisinin 38 sayısı çıktı
İslâm Araştırmaları dergisinin 38. sayısı çıktı

Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi tarafından yayımlanan İslâm Araştırmaları dergisinin 38. sayısı çıktı.
06/11/2017 12:12

Bir ismin peşinden giderken, Hakkı Tarık Us ile Ahmet Refik Sevengil’in hazırladığı Kitap ve Kitapçılık isminde on beş günde çıkan bir dergiye rastgeldik. Koleksiyonun neredeyse tamamı Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde bulunuyordu. Bir cilt tutarında toplam 22 sayıyı incelediğimizde hayretlere gark olduk. 1936 yılında çıkan bu dergi, dönemine öylesine sahih şekilde şahit oluyordu ki… Almanca, Fransızca ve İngilizce yeni çıkan kitapların tanıtımları ve incelemelerinin yanında dönemin kitapçıları ve kitapseverleri ile yapılan röportajlar oldukça kıymetli.

Biz de burada bulduğumuz röportajları sırayla yayınlayacağız. Öncelikle dönemin kitapçıları ile yapılan röportajları paylaşacağız. Sonrasında ise kitapseverler ile yapılan röportajları aktaracağız. Her bir alıntımız muazzam ayrıntılarla dolu. Örneğin bugün alıntıladığımız “Meşihat Yasak Ediyor” isimli parçada 17 yaşında kitabevini kurmuş ve kırk yıldır kitapçılık yapan Tüccarzade İbrahim Hilmi [Çığıraçan] var. Kendisi Hüseyin Rahmi Gürpınar ile Mustafa Kemal Atatürk’ün yayıncısı. Elifbaya resim koyan ilk kişi. Tolstoy’dan bahseden ilk kitabı basan isim. Ve daha nicesi…

Ankara caddesinin en eski Türk kitapçısı İbrahim Hilmi, türlü sorgularıma şu cevapları verdi:

Kütüphanemizi 1896 kânunusanisinin 21’inde açtık. Demek ki bu ayın 21’inde kırkıncı senemizi tamamlıyoruz. İlk dükkânımız şimdi Zaman kütüphanesinin bulunduğu yerde idi. Kütüphane-i İslam ismiyle açmıştık, şimdiki Büyük Postane’nin bulunduğu yerde salaş dükkânlar vardı; üç yıl sonra burada bir yere taşındık, kütüphanenin adını da Kütüphane-i İslâm ve Askeri şekline çevirdik; yerinde postane yapılmak için dükkânlar hükümetçe alınıp yıktırılınca tekrar Babıâli caddesine geldik. Şimdiki Asarı İlmiye Kütüphanesinin yerine.. Sonra şu Cağaloğlu yokuşu başındaki köşedeki karşılıklı dükkânlara geçtik. Orası eskiden meşhur kitapçı Arakel’in dükkânı idi, o iflas edince binayı biz tuttuk. Orada yirmi beş yıl kaldık, sonra da bugünkü yerimize geçtik.

Benim ilk mesleğim terziliktir, fakat kitaba çok merakım vardı; okumayı çok severdim. Ebüzziya Tevfik merhumdan alıp okuduğum Franklen’in ve Edison’un tercüme-i halleri ben de gazetecilik ve kitapçılık hevesi uyandırdı; önce mürettip oldum, sonra da kitapçılığa başladım.

İlk bastığınız eser nedir?

Tesalya harbi sıralarında Tesalya hakkında coğrafî malûmat toplayarak bir eser yazdım, kendi eserimdir. Sonra Nevsal-i Meşahir isimli bir eser yazıp neşrettim. Tolstoy Türkiye’de ilk defa bu eserde mevzubahis edilmiştir. Benim bu bastığım eserler bilhassa dört kısımda tasnif edilebilir. Bir kısmı İslâmi eserlerdir, dini hurafelerden, safsatadan kurtarmak, dine yeniliği sokmak yolundaki eserlerdir.

Kur’an-ı Kerim’in Türkçeye tercümesini ilk defa ben bastım, Balkan harbinden sonra idi, beş forma kadar çıktı. Meşihat “Kur’an Arapçadan başka dilde olamaz!” diye yasak etti. Cumhuriyetten sonra önce eski, sonra yeni harflerle Kur’an tercümeleri bastık, şimdi de Arapça Kur’an’ı yeni harflerle bastırdık.

İkinci nevi neşriyatım askerî eserlerdir. İki yüz elli kadar askerî kitap bastım; ordumuzun talim ve terbiyesi yolunda değerli zabitlerimizin ve kıymetli erkânın vücuda getirdikleri eserleri tab ve neşrederek hizmet etmeye çalıştım. Bu arada benim için bir iftihar vesilesi teşkil edecek olan bir hatıramdan da bahsedeyim: Atatürk’ün Selânik’te Erkânıharp binbaşısı olarak bulundukları sırada yazmış oldukları takımın, bölüğün, taburun talim ve terbiyesine ait kıymetli eserler de kütüphanem vasıtasile neşredilmişti.

Neşriyatımın üçüncü kısmını mektep kitapları teşkil eder. Elifba kitaplarına ilk defa resim koydum. İyi kağıtlı ve ciltli olarak neşrettim. Çok rağbet gördü. Bir defa eski meşihat Maarif Nezareti’ne müracaat ederek canlı insan ve hayvan resmi basmanın günah olduğunu bildirmiş, kitaplarımın toplattırılmasını istemişti. Bu hâdise çok eski değildir, Meşrutiyet’ten sonradır. Maarif Nezareti beni çağırttı; Meşihat’in isteğini bildirdi, kitapların yeni tab’ına resim konulmamasının münasip olacağını söylediler. Kabul etmedim, nihayet o sırada Arnavutluk’a göndermek üzere Mülahhas Elifba (kısaltılmış elifba) isimli bir alfabe kitabı yaptık; buna insan ve hayvan resmi koymadık, fakat cansız maddeler resimleri koyduk. Her bilgiye dair mektep kitapları bastırdım; bunların bir kısmını kendim yazdım. Tarih, coğrafya ve harita sahasındaki hizmetlerimizin de memlekete faydalı olduğunu sanırım. Memleketimizde ilk defa atlas yapıp basan benim.

Umumî Cep Atlası isimli, ciddî çalışma mahsulü bir eser vücuda getirdik, bundan az zamanda 17,000 nüsha sattım. Bu Abdülhamit zamanındadır. Harbiye mektebi teşkilâtı askeriye muallimliğinde bulunmuş olan Suphi Bey’in vücuda getirdiği Memalik-i Osmaniye Cep Atlası da mühim eserlerimizden biridir, çok kıymetlidir, 7000 nüsha bastık, sattık. Mekteplere duvar haritaları ve mücessem küreler yaptırıp bastırdım, çıkardım. Bu sahada da hizmetimiz vardır. Ahmet Refik’in yazdığı umumî tarih serisini de basmıştık, eserin değeri ve tabının nefaseti ehemmiyetlidir.

Bunlardan başka ilmî, içtimai, tarihî bir çok eserler bastık.

Neşriyatımızın dördüncü kısmı edebî eserlerdir, bir yandan büyük dünya ediplerinin dilimize çevrilen en kıymetli eserlerini basarak Türk irfanına hizmette bulunduk; bir yandan da Türk ediplerinin romanlarını ve diğer eserlerini neşrettik; bu arada Hüseyin Rahmi’nin eserleri kütüphanemiz tarafından bastırılmıştır ki bunlar kırktan fazladır. Bir zamandır bunları yeni harfle tekrar bastırıyoruz.

Kendi yazdığınız eserler kaç tanedir?

Mektep kitapları, halk kitapları, diğer eserlerim küçüklü büyüklü kırk kadardır. Balkan harbi sıralarında memleketin hali karşısında duyduğum teessürle Zavallı Millet isimli bir küçük kitap yazıp bastırmıştım. 20 para fiyat koymuştum. Bir ayda 45000 nüsha satıldı. “Felâketlerimizin Esbabı” başlığını taşıyan bu nevi eserlerim milleti intibaha davet için yazılmıştır.

Mehmet Asım’la Ahmet Cevad’ın yazdıkları “Anadolu Yavrusunun Kitabı” isimli bir eser vardır, ilk mektep tahsiline ait bütün bilgilerin açık bir ifade ile öğretilmesi için yazılmış bir kitaptır. Bu eserimiz eski Osmanlı imparatorluğunun geniş arazisinin her tarafında ve hududumuz dışındaki Türkler arasında çok yayılmış ve milletin okumasında faydalı olmuştur.

Milli mücadele senelerinde Anadolu ile İstanbul arasında gidip gelme ve nakliyat kesilince ben takalarla, kayıklarla, gizlice Samsun’a bu kitaptan binlerce göndererek arada stok yaptım, sonra Anadolu’daki bütün maarif müdürlerine mektup yazıldı, bildirildi, harbin devamınca Anadolu’nun her yerinde mekteplerin kitapsız kalmamaları temin edildi. Senelerce bu kitap okundu.

Yeni harflerle neşriyatınız ne kadardır?

Yeni harfler çıktığı zaman eski harfli kitap stokum pek fazla idi, yüz elli bin lira zarara uğradım, bu yüzden yeni harfle neşriyata istediğim derecede feyizle ve gayretle atılamadım; mamafih birçok eserler bastım; haritalar, elifba levhaları, mektep kitapları, halk eserleri bastım; bir zamandır da büyük ediplerin eserlerini basıyorum.

Sizin gazeteciliğiniz de vardır.

Evet, 1908 de Millet gazetesini çıkardım, sonra Ordu ve Donanma isimli bir mecmua çıkardım; Hüseyin Rahmi Bey’in Boşboğaz isimli mizah mecmuasını da çıkarmıştık.

Kaç yaşındasınız?

1879’da doğdum.

 

Alıntılayan: M. Murtaza Özeren