Orada ne oldu? - 12:20, 12 Mart 2010 Cuma
Bursa'da CafCaf'lı saatler yaşandı

Bursa'da CafCaf'lı saatler yaşandı
Cafcaf ekibi Bursa topraklarına ayak bastı. Vatanım, deyip otobüsten iner inmez toprağı öpen çizerler okurlarıyla bütünleşti.. kaynaştı..


CafCaf

Her dönemin güzel bir "insan"ı vardır

Her dönemde güzel bir “İnsan” ile kaderimiz birleşiyor; dostluk halkamız istesek de istemesek de genişliyor. Kader oyunu işliyor ve insan kendini taraf olmayacağını vehmettiği işlerin içinde bir anda buluveriyor. Kader işler, kul afallar, dedikleri bu olsa gerek.

Yeni dönemde açıkçası sessiz kalmayı tercih etmiştim. Ama kader Yunus Emre Altuntaş gibi bir güzel insan ile karşılatırınca tercih bertaraf oldu ve sessizlik bir sese dönüşüverdi hemen. Kimdi bu insan? Neden bu kadar yakın görünmüştü bana?

Her şeyden evvel şiir’i konuşabiliyor, pek çok ortak noktada buluşabiliyoruz. Bir kere iyi edebiyat dedikodusu yapıyoruz. Biraz da uslanmaya niyeti olmayan bir deliliğe sahiptir kendisi benim gibi. Ortak noktalarımızdan biri de İstanbul hasretidir. Bir şekilde kader ona da bana da İstanbulla halleşme imkânı sağlamıştır.

CafCaf - Yusuf Kot, Koreli karikatürist modundaÖnce kafamdaki vehimler dağıldı. Sonra güven müessesini itidalle inşa yoluna koyulduk. Bu durum el-an devam ediyor…

Yunus Emre Altuntaş, kızını  “Şiir” adıyla süsleyecek kadar sevdalı bir insan…

Gurbette senin dilinden anlayan bir dil, senin nefesine yakın bir nefes…Gel keyfim gel…

Beni bu sefer yine en zayıf noktalarımdan vurdu. Peki demekten başka çarem kalmadı. Biraz da derdim, “bak bu işlerin içine beni soktun, işler aksadı.” diye serzeniş imkânına sahip olmak ve bundan sonraki isteklerinin önüne geçmekti.

 Ah kader, hesapları alt üst eden kader…

CafCaf - TüyapBelirlenmiş bir "etkinlik"e dâhil oldum

TYB Bursa İl Sekreteri çarşamba gününü tek geçirmem, Pazar gününü de beraber fuarda geçirmemiz için planlama yaptı. Önce Çarşamba gününü pazartesiye almasını istedim, razı oldu. Sonra pazartesi sözüm var başka bir şey için, dedim kızdı ama belli etmedi. Pazartesi akşam saatine kadar görevli arkadaşla bekledim tabi. Bereketli bir gün ve akşam oldu benim için. Sıra pazara gelmişti.

Pazar’ın gelişi Cumartesi’den belli olur

CafCaf Mizah dergisi için etkinlik pazar günü planlanmıştı. CafCaf’lı dostlar, cumartesi Eskişehir’de Odunpazarı Belediyesi’nin misafiri olacak, akşam biz misafir edeceğiz, pazar günü de imza etkinliği yapılacaktı. CafCaf dergisinin GYY’si Asım Gültekin bir de işleriniz kolaylasın diye mesaiye İlim Yayma Cemiyeti’ni kattı.

Hemen Yunus Emre Altuntaş İYC Bursa Şubesi Başkanı Zeki Alemdar’a ulaştı. Benim görevim, cumartesi akşamı terninalden CafCaf ekibini almak ve dostları İlim Yayma Cemiyeti’nin yurduna ulaştırmaktı. Sonrasında Yunus Emre Altuntaş da bu vazifeme ortak oldu.

İYC Salonu CafCaf ekibine kulak kesilmişCafCaf ekibinin Bursa’ya varış saatinden yarım saat öncesine terminale vardık. Bekliyoruz. Asım Gültekin’i ne kadar özlediğimi hatırlıyorum bir an. En son görüşmemiz bir önceki fuarda nasip olmuştu. Bir taraftan İlim Yayma’dan telefon üstüne telefon diğer yandan otobüsün gelmeyişi… Kadere sığınma hali… Olan olacak ve biz de seyredecektik.

Hızla vardık İlim Yayma Yurdu’na

Yunus Emre Altuntaş bir kısım CafCaf’lı dostu aldı arabasına. Biz kaldık terminalde. İstikametimiz taksi bölgesi. Bir taksiye atladık, hızlıca yurda vardık. Yurdun binasının bulunmasında dikkati ve rikkati ile bir adam yardımcı oldu. Merak edenler için hemen kim olduğunu söyleyeyim: Yusuf Kot.

İlim Yayma Cemiyeti’nde 100 kişiye yakın bir topluluk bizi bekliyordu. Açıkçası biraz da tedirgin oldum. Biz gençlerin anlayışları konusunda sıkıntı yaşayacağımız vehmine katıldığı mütevelli heyetinin “ihtiyar”ları da etkinliğe katıldı. Bakın şu kaderin işine ki, vehmim hüsrana uğradı bir kez daha. Mütevelli heyeti daha anlayışlı çıktı. Ne de olsa hayat ve tecrübe onların vasfıydı.

İYC Salonu, CafCaf ekibi konuşuyor.Konuşmaya, Asım Gültekin başladı. Sazı elden hiç bırakmadı. Ara ara öğrenci arkadaşların serzeniş yüklü sorularına ironik cevaplarda diğer arkadaşlar da eklendiler. Hele hele ilk soruda Asım Gültekin ustalığını gösterdi. Gece konuşma 23:30 gibi bitti. Ama ikram ve sohbet ise bitmedi. Ertesi gün için halleşmek ve buluşmak için yurttan dört kişi ayrıldık. Yolda Yunus Emre, arabayı Mevlid yazarı Süleyman Çelebi’nin önünde durdurdu. Yavuz Girgin, Ramazan Yıldız, Yasir Eryılmaz, Emre Bilgiç, Yunus Emre Altuntaş ve ben bir şehrin ve gönüllerin sultanına birer Fatiha okuduk. E, ne de olsa bir şehirle hasbihal etmek onu tanımakla mümkün ancak.

CafCaf Tüyap Bursa TYB standında           

Öyle bir soru yöneltti ki bir öğrenci; ekip dondu kaldı

Pazar günü Tüyap’a CafCaf ekibi üç saatlik uykuya rağmen gayet canlı girmişler. Biz standa ulaştığımızda bu canlılık hala devam ediyordu. Öğrendik ki CafCaf sadece TYB Bursa Şubesi standında olmakla kalmamış diğer stantlarda da dükkân açmışlar. Tabi, elimizde olmayan sebeplerden Yunus Emre Altuntaş günü yalnız geçirmek zorunda kaldı. Ne kendisinde neden CafCaf’lı arkadaşlar da bir yorgunluk emaresi yoktu.

Sol baştan ikinci sırada gördüğünüz gibi Bob Marley'in torunu da CafCaf ekibin dinlemeye gelmiş.

Terminale doğru yola çıktık. Günün bir yorgunluğu vardı ama herkesin memnuniyetini okumak kadar beni mutlu eden başka bir şey yoktu.

Sağ olun güzel insanlar, bir daha buluşalım…

Ve bu güzel vesilenin mimarı Yunus Emre Altuntaş’a sonsuz teşekkürler…

 

Zeki Dursun, sevincini yazdı     

Not: "Terlikli Mizah" başlığı bizatihi CafCaf ekibinden Ramazan Yıldız ve Emre Bilgiç tarafından önerilmiştir