Kalite Dergiler - 10:00, 31 Ekim 2012 Çarşamba
Ercüment Özkan'ın gözünün nuru idi!

Ercüment Özkan'ın gözünün nuru idi!
İktibas dergisi gazete dergilerden alıntılarla yayın hayatını sürdüren bir dergi. Dergide bir alıntı dergisinde olmayacak yazılar da yer alıyor...


 

Anadolu’nun taşra denebilecek bölgelerine İslamcı dergiler ya gecikmeli gelirdi ya da hiç gelmezdi doksanlı yıllarda. Doksanlı yıllar dediğim benim açımdan 1993 ile 2000 yılları arasıdır. Bu durum için istisna sayılabilecek birkaç dergi vardı fakat genel olarak gecikmeli geliyordu.

Dergiler kitapevlerinin raflarına girdiğinde veya çay ocaklarında masa üstlerinde yerini aldığında aradığımız hazineyi bulmuş gibi heyecanlanıp seviniyorduk. Şimdilerde abone olduğumuz dergiler kapımıza geldiğinden olacak, aynı heyecan ve sevinç kalmadı. Kitapevlerimiz ve çay ocaklarımız olmadığından da olabilir.İktibas dergisi

İktibas dergisi 1981’de yayın hayatına başlamış bir dergi. Benim dergi ile tanışmam 1994’e tekabül ediyor. 1987 ile 1989 yılları arasında yayına ara verdiğini sonradan duymuştum. Tasavvuf ve demokrasi ile ilgili sert yazıları içinde barındıran dergi sürekli gündem oluşturmaya matuf bir çizgide hâlâ yayın hayatına devam etmekte. Tevhid algısını söylemden hayatın içine çekmeye çalışan yazılar özellikle dikkat çekiyor. İktibas edilen yazıların genel olarak gelişen dünyada meydana gelen siyasal ve sosyal gelişmeler olması gözden kaçmıyor. Sosyal ve siyasal gelişmelerin İslamcı düşünce ile ele alınıp analiz edilmesi derginin genel özelliği olarak ifade edilebilir.

Ümmet olma algısı, ekol, cemaat, tarikat mensubiyetinden önce gelmeli

Belli cemaatlerin kendilerine ait dergileri ağırlıkta idi o günlerde (Bugün de pek değişen bir şey yok aslında). O dergiler içinde bir dergi vardı ki herhangi bir cemaatin sesi durumunda değildi. Kurucusu ve başyazarı Ercüment Özkan, derginin adı İktibas, çizgisi Kur’an merkezli İslam algısı. Selam ile başlayan yazılar en fazla dikkatimi çeken yazılar olarak düşünce dünyamın gelişmesine büyük katkılarda bulundu/bulunuyor. Özellikle röportajlar ve çeviri yazılarda ele alınan konular günlerce, haftalarca Müslümanlar arasında münazara ve tartışma konusu oluyordu. (Bugün bulunduğum yerde pek okuyucusu olmadığından aynı durum devam etmiyor; o sebepten dolayı geçmiş zaman kipi kullandım.)

İktibas okuyucusunun en önemli özelliklerinden biri de birey olarak Müslüman kimliği temsil ve yayma kabiliyetine sahip olmasıdır. Aslında bir noktada derginin ilk zamanlardan şimdiye kadar vermek istediği mesajlardan biri de budur. Bu yönü ile bir kısım yanlış anlamalar veya savrulmalara da şahit olabiliyoruz. Misalen, cemaatlerin ve tarikatların yeni nesil üzerindeki afyonlaştırıcı etkisinin önüne geçilmesinde İktibas’ın büyük bir payı olduğu cümlesini sık sık duyarız. Aslında burada okuyucu algısının verilen mesajı aşması durumu söz konusudur. İktibas genel olarak cemaat ve tarikatlardaki yanlışlıklara atıf yaparak bunların düzeltilmesine temas etmeye çalışır. Ümmet olma algısının ekol, cemaat, tarikat mensubiyetinden önce olması gerektiği bilincini vermeye çalışır. Bu yönü ile ele aldığımızda okuyucu kitlesinin büyük çoğunluğunun nihayetinde bir cemaat ya da ekole tâbi olduğu gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda tespitin haklılığı ortaya çıkacaktır.

Ercüment ÖzkanOkumanın, düşünmenin ve akletmenin bir anlamda Müslümanlar üzerine farz olduğu vurgusunu hemen ilk günden bugüne kadar her sayısında ele alan dergi, Kur’an merkezli düşünme sistematiğini oluşturmaya çalışıyor. “Kur’an merkezli” vurgusunu sürekli ön planda tutması hasebi ile arada yanlış anlamalar ve itirazlar olabilmekte İktibas’a. Fikrî bir disiplin olarak genel çizgisi ve Ercüment Özkan’ın fikirleri ön yargısız ele alındığında aslında bir kısım itirazların haklılık payı olduğunu ifade etmek ile birlikte bu durumu en iyi “O kadarı kadı kızında da olur” deyimi ile izah edebiliriz.

İktibas, bir anlamda yakın tarih ansiklopedisi

Derginin muhteviyatının zenginliğine de dikkat çekmek gerekiyor. Her ay bir kavram ile ilgili dolu dolu yazıların neşredilmesi, ümmet coğrafyasının farklı beldelerindeki entelektüel ve alim şahsiyetlerin yazılarının çevrilmesi, farklı kesim ve kurumların önde gelen şahısları ile yapılan röportajlar, dünyadan haberler ve onlarca makale derginin kalitesini fark etmek için yetiyor. İktibas gerçekten iktibas işini iyi yapan bir dergi. Farklı çizgilerde farklı konuların ve farklı kişilerin yazılarını belli bir disiplin içinde iktibas ediyor.İktibas dergisi

Doksanlı yıllarda ele aldığı konular ve ortaya koyduğu öngörüleri gözümün önüne getiriyorum da o günden bugün “Arap baharı” adı verilen gelişmelere işaret eden yazı ve yorumlar, ılımlı ya da “Amerika İslam’ı” adı verilen çalışmaların “yeşil kuşak” kavramı üzerinden ele alınması, Türkiye’deki siyasal gelişmelerin izlediği yol ve yol kazaları ile ilgili öngörüler insanı şaşırtacak derecede dikkat çekiyor.

Yaklaşık otuz yıldır yayın hayatına devam eden İktibas, bir anlamda yakın tarih ansiklopedisi olarak tanımlanabilir. Toplumun ve İslamcı camianın hafızası hükmünde olmaya gayret gösteren bir çalışmadır. İktibas’ın bugün çok fazla gündem olmaması ya da yeni nesil tarafından bilinmemesinin ana sebeplerinden biri kullandığı dil ve oluşturmaya çalıştığı fikrî disiplindir. Ercüment Özkan’ın rahmete kavuşmasından sonra derginin kapandığını düşünen Müslümanların sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur.

32 yıl önce başladığı yayın hayatına Ekim 2012 sayısı ile 406. adımı atan İktibas dergisi değişmeyen çizgisi ve fikirleri ile yayın hayatına devam etmekte. Atasoy Müftüoğlu, Mehmet Durmuş ve Şükrü Hüseyinoğlu gibi kalemler İktibas’ın son sayılarında yazıları olan şahsiyetlerden birkaçı.

 

Ferhat Özbadem yazdı