Yeni Şeyler - 10:00, 06 Haziran 2012 Çarşamba
Boğaç Han çocukların kahramanı
Dede Korkut Hikayeleri - TRT Çocuk

Boğaç Han çocukların kahramanı
Çocuklar için çizimlerle güzelleşen bir Dede Korkut Hikayeleri kitabı çıktı..


 

Oğuzların Anadolu’yu yurt edinme öykülerini içeren Dede Korkut Kitabı, Fatih Durmuş’un resimlemesi ile Pan Yayınları arasından okurla buluştu: Dede Korkut Hikayeleri.  Grafik sanatçısı olan Fatih Durmuş, daha önce de Nasreddin Hoca kitabını resimlemişti. 2004’te ise Türk Masalları kitabı 2009’ta Boşnakça ’ya çevrildi. Onun çizgilerinde geleneksel olanı hatırlatmak var.Dede Korkut

İlginç işlerin yayınevi olan Pan Yayıncılık yine güzel bir çalışmaya imkân sağlamış. Görselliğin son derece ön plana çıktığı bir dönemde Fatih Durmuş’un bu çalışmasını Dede Korkut hikâyelerine bir katkı olarak görmek gerekir.

Dede Korkut Oğuzların vicdanıdır

Bizim çocuklarımız kendi dünyalarını oluşturabilecek bir birikimden ne yazık ki yoksunlar. Elbette bu konuda belli sahalarda bir şeyler yapılmaya çalışılıyor ama bu çalışmalar bütünü oluşturacak bir birlikteliğe sahip değil. Tam bir “karakolda doğru söyler mahkemede şaşar” hali hakim insanlarda. Zamanı çalınmış çocukların, mekanları çalınmış; dilleri ise bambaşka âlemlerin dili. Çocuklara geleceklerini kuracakları bir dünya bırakmak bir önceki neslin vazifesi. Bu vazifeye kim bir tuğla koysa bütünü kuracak İrade zuhur ettiğinde karınca misali katkımız bize fayda sağlar belki. Dede Korkut Oğuzların vicdanıdır.

Dede Korkut kitabıyla ilgili tanıtıcı bir girişle başlayan kitap, “Dede Korkut Hikayelerinin Geçtiği Coğrafya” haritasıyla Boğaç Han Hikayesi’ne bağlanıyor. Kökçe Deniz, Hazar Deniz’inin o dönemdeki adı. Karadeniz’in adı, Karşı Yatan. Günümüz Türkçesine aktarılan eserde 12 hikâye bulunuyor.

Çocuklarımızın kahramanı neden Dede Korkut kahramanları olmasın

Başta Azerbaycan olmak üzere Orta Anadolu'ya kadar bir coğrafyaya yerleşmeye çalışan Müslüman Oğuz boylarının gelenek-göreneklerini, boy içindeki mücadelelerini, varlığına inanılan doğa üstü güçlerle ya da yaratıklarla savaşmalarını ele alır bu hikayeler. Metinlerin tarihi 14. yy’a kadar ulaşabildiğine göre Oğuzlar, Anadolu'ya yerleşirken dahi doğa ile iç içe bir yaşamı öngörüyorlardı. Biz ise şimdi o hayattan koptuk. Doğaya sırtımızı döndük.

Dede KorkutHikâyelerde anlatılan kahramanlığa ise ne kadar yakınız? Çocuklarınıza kahramanları sorun bakalım, size neler diyecekler? Benim çocukluğumun iki kahramanını size söyleyeyim: Rambo ve Süpermen. İlkokulda Dede Korkut hikayeleri ise birer masaldı. Oğuzların yeniden ele alındığı bir zihnî üretime ihtiyaç olduğu kesin. Ama bu ihtiyacı bütün unsurların hissetmesi gerekir.

Dede Korkut Hikayeleri’nde kadının ailenin en önemli unsuru olduğu vurgulanır. Bugünlerde tartışılan meselelere de ışık tutacağına inandığım bir eser Dede Korkut. Ne hikmettir bilinmez, tek çocuk sahibi olmak moda haline geldi. Hatta insan hayatını sonlandırma yetkisini elinde bulundurmaya çalışan kadın namzetlerine Dede Korkut okutmak gerek.

Hikayelerde bütün hayatı belirleyen en önemli unsur din. Hayatın kurgusu bir sonraki nesle en sade haliyle aktarılmaya çalışılmış.

İnsan her dönemde bir hatırlatıcıya ihtiyaç duyar. Dede Korkut gibi kimlikler bizi bize hatırlatan kimlikler olarak yeni dönemde yerini alıyor.

Bugünkü Dede Korkutlar kimler diye düşünsek kimleri sayabiliriz acaba? Benim aklıma ilk önce Hasan Aycın geldi. Hayrolsun…

 

Arda Şeker, okumaya davet etti